Bir kız ve bir ejderha deniz fenerine hapsedilmişti. Ama ejderha kızı değil, kız ejderhayı alıkoyuyordu. Daha önce kanatlarını kopardığı ejderhanın bu defa ateşini söndürmekten korkuyordu.
"Daren," dedim. Kollarının arasından çıkmadan başımı yukarı doğru kaldırdım. "Gökyüzü nasıl kokuyordur?"
Yüzünde ona eski, güzel bir anı hatırlatan bir gülümseme yeşerdi.
"Mutlu bir an, gerçekleşmiş bir düş gibi."