Bazen durup dururken gidip kucaklamak istiyorum onu. Ama pek az yapabiliyorum.Yakınlarıma sevgimi ve dokunma isteğimi göstermede çok beceriksizim, çekingenim.Büyük olasılıkla sıcak, sevgi dolu bir aile ortamında büyümemiş olmam bunun nedeni. Duyguların denetlendiği, yakınlaşmaların gizlendiği, ayıp sayıldığı, disiplin ve ciddiyetin çok önemsendiği bir ortamda yetişmiş oluşum. Bu beni en çok sevdiğim insanlara yaklaşmada inisiyatifsiz bıraktı hep. Gereksiz, yersiz duygusallığa düşüp gülünç olma ve reddedilme korkusu, başkalarına dokunma, sarılma, göğsüme bastırma önceliğimi engelledi. Çok zaman sevgiyle dolup taşarken bile kendimi fethedilmesi gereken mağrur bir kale gibi uzak ve sağlam tutmaya çalıştım. Ne yazık ki benim en acıklı, en dokunaklı yanım oldu bu.
Kararlılığı, çabuk karar verebilmesi onun en sevdiğim yanı. Yaşama alanlarımı korumaktaki bütün inadıma karşın onu yanımda istiyorum. O yanımdayken şaşkın ve sakar değilim. Başarılı, uyumlu ve dingin biriyim.
Günbatımında hızı kesilen rüzgârla uysallaşmış ölü dalgalar, kıyıyı yalayıp geriye çekildikten sonra yeniden usulca ileri atılmak için bir an beklerler. Ben o bekleme ânıyım şimdi.