Sevmek, kendini genç ve aşkla dopdolu hissetmek, doğanın ve onun ahenginin içinizde kıpırdadığını duyumsamak, bütün bu düşler alemine, kalbin hareketliliğine ihtiyaç duyup, bundan mutlu olmak!
Evet, ölüyorum, zira geçmişinin su gibi denizde akıp gittiğini görmek, şimdiki zamanı bir kafesmiş gibi, geleceği ise kefen gibi algılamanın nesine yaşamak denir ki?
Sırtına kaderin yüklediği bir yükü taşımaktan yakınmayan kimse mi var; kimileri yaşam bitmeden bunu atar kurtulur, kimileri ise sonuna kadar taşır durur.