Kusursuz Yabancı - yorum
9/10
··
Beğendi
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 04:35
Aşırı sürükleyici, yüksek tempolu bir psikolojik gerilim. Okurken sinir krizi geçirdim, başkarakteri boğasım geldi. Bu kadar geri zekalı bir kadın görmedim. 32 yaşında ama zeka yaşı 9’muş gibi… Bana film olarak Orphan ve The Invisible Man hissi verdi. Bir de, karakterin yalnızlaştırıldığını okuduğumuzu biliyorum ancak kurguda en az birinin kadına cidden inanıp yanında olması daha gerçekçi olurdu, bir insanın herkesi manipüle edecek kadar gerçek anlamda kusursuz olabileceğini düşünmüyorum (evet Gökçe vardı ama o da kolay manipüle edildi, bence edilmemeliydi veya son dakika bir kazayla susturulabilirdi, uyanınca konuşurdu falan), ayrıca Yaşar Amca karakterinin kadının nasıl giyindiğine dikkat etmesi ve giysilerini ezbere bilmesi de düşündürdü, bence yaşlı bir komşu karakteri 30larında bir kadın komşusunu giysilerine kadar tanımaz sapık değilse, ek olarak Emir karakteri bir noktada NPC gibi işlemeye başladı, sürekli evlerine geliyor, birkaç aydır tanıdığı kadın ve onun ev arkadaşıyla aile dostu gibi ilgileniyor, işi gücü var ama yok gibi ve motivasyonu belirsizdi, yine de fazla düşünmeden okuyunca keyifliydi, sonu ise şaşırtıcıydı ve sonu eleştirdiğim şeyleri biraz okurun yorumuna açıyor aslında, beğendim.
Psikolojik-Gerilim
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026106 okunma
What do we do when things go wrong?
Puan vermedi·88 syf.··
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:36
Years ago, when I first spotted this book in a stationery shop, I decided to buy it without even flipping through its pages. On the cover, three men were being carried by the river's current toward an unknown destination. The title revealed little more than the image itself: Three Men in a Boat. Where they were going and why remained hidden between the pages. For some reason, I never got around to reading it. The book sat forgotten on a shelf for years, quietly waiting for me. Then one day I picked it up and finally began. Soon, I discovered why these three men had embarked on such a sudden and peculiar boating trip. Tired of their daily routines and convinced that they were suffering from all sorts of illnesses, they believe an adventure will do them good. Instead, the following two weeks prove far more challenging than expected. They can never quite agree on what should be done or how it should be done. They blame one another, make a mess of simple tasks, and seem incapable of catching a break. Jerome narrates all of this with an exaggerated sense of humor and remarkable wit. In the end, the three companions more or less accomplish what they set out to do. By the time they return to dry land, they are rather proud of themselves. But perhaps this book was written not only to amuse, but also to make us reflect. As we accompany these three friends like an invisible fourth passenger, we spend much of the journey wanting to step in and sort things out for them. And yet, when things go wrong in our own lives, what exactly do we do?
Three Men İn a BoatJerome K. Jerome · Literart Yayınları · 20151,033 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
A Critical Review of Humankind
8/10
·456 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 14:41
Rutger Bregman’s book Humankind is one of the books that questions negative ideas about human nature and makes readers think. For many years, many people believed that humans are naturally selfish, bad, and only care about themselves. However, Bregman does not agree with this idea. According to him, human nature is not as dark as people think. Instead, people are more willing to help each other, understand others’ feelings, and do good things. In the book, the author supports these ideas with many examples from wars, psychology experiments, history, and biology. One of the best parts of the book is that it gives hope about humanity. Still, when I finished the book, I did not only feel admiration. On one side, I was happy to read it because it made me think differently. On the other side, some of the author’s ideas felt too optimistic to me. Because of this, the book was both interesting and questionable for me. One of the strongest parts of the book is that it makes people question ideas about human nature that many accept without thinking. Today, we often see violence, murder, wars, and fights on television, social media, and in the news. After some time, people start to believe that the world is full of bad people. At this point, Bregman asks an important question: If humans were really bad by nature, how could societies survive for so many years? A big part of human history was shaped by helping each other, working together, and surviving together. From this side, the writer’s ideas are important and meaningful. His ideas against the belief that humans are naturally wild are especially interesting. Today, when someone behaves badly, people sometimes say, “Did you grow up in a cave?” However, Bregman says that hunter-gatherer societies were not as violent as many
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024410 okunma
"Görülmezlik" Metaforu
Puan vermedi·624 syf.·
2026 2264. kitabı
Afro-Amerikan edebiyatının zirve noktası kabul edilen ve 1953 yılında Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanan Ralph Ellison’ın başyapıtı "Görülmeyen Adam" (Invisible Man), sadece ırkçılığı değil, modern insanın kimliksizleşmesini, yabancılaşmasını ve varoluş mücadelesini muazzam bir dille anlatan zamansız bir romandır.
Görülmeyen AdamRalph Ellison · Literatür Yayınları · 2004180 okunma
Spoiler içermez.
7/10
·48 syf.··
2026 25. kitabı
Eric Emmanuel Schmitt'in kalemini çok seviyorum. Şu ana kadar okuduğum kitapları hep iyi geldi bana, bence herkese de bir noktada dokunmuştur. Bu tarz öğretiler içeren, insana sorular sorduran ve sorularına cevaplar bulduğu kitapları okumak bence bambaşka bir deneyim kazandırıyor. Sanırım felsefe bölümünden mezun olmamın da bu tarz kitapları sevmemde etkisi var fakat hiç alakanız olmasa dahi kitabı sevebilirsiniz. Çünkü genelde bu tarz kitaplar insana ağır gelebiliyor ancak Schmitt biraz daha iyileştirici bir yerden bakıyor dünyaya. O yüzden okumak ve anlamak daha kolay. Bu kitap, yazarın "Görünmezin Döngüsü" dediği bir serinin ilk kitabıymış. Peki, nedir bu görünmezin döngüsü? Éric-Emmanuel Schmitt'in Görünmezin Döngüsü (Le Cycle de l'invisible), inanç, felsefe, sevgi ve farklı kültürler gibi insan ruhunun derinliklerini irdeleyen, birbirinden bağımsız öykülerden oluşan ünlü bir kitap serisidir. Her kitap, görünmeyen ama hayatı şekillendiren bir kavramı bir çocuk veya gencin gözünden anlatır. Bu serinin diğer kitapları; Madam Pylinska ve Chopin'in Sırrı: Chopin'i anlamaya çalışan genç bir piyanistin, müziğin görünmez duygusunu keşfedişini anlatır. İbrahim Bey ve Kur'an'ın Çiçekleri: Bir Müslüman ile bir Yahudi çocuğun dostluğunu konu alır. Oscar ve Pembe Melek: Ölümcül hasta bir çocuğun Tanrı ile mektuplaşmasını içerir. Schmitt, bu döngülerde okuyucuyu felsefi ve manevi bir yolculuğa çıkararak, hayatın en zor anlarında bile görünmezin (umut, sevgi, sanat) teselli edici gücünü vurgular. Gelelim kitaba, İncecik olmasına rağmen insanın zihninde sürecek bir yankı bırakan kitaplardan olabilir, diğer tüm Schmitt kitapları gibi. Eğer biraz durup soluklanmaya, "bazen yaşadığım o büyük öfkelerin sebebi ne?" diye sorduğunuzda bazı cevaplara ihtiyacınız
1000Kitap
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026363 okunma
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 13:44
Görünmeyen Döngü (Cycle de l'invisible): Eserin ait olduğu serinin adı; dinlerin ve inançların görünmeyen, manevi yönlerini ele alan tematik bir bütünlüğü ifade eder. Kitaptan roman diye bahsetseler de bir novella bence. Serinin ilk kitabı. Milarepa geçmişte yaşamış kötüyken iyiye evrilen biri. Günümüzde Simon her gece aynı kabuslarla uyanır. Gizemli bir kadın bu kabusların Milarepa'nın amcasının reenkarnasyonu olduğunu bu zinciri kırması için hikayeyi anlatması gerektiğini söyler. Simon ve Milarepa yolcuğuna şahit oluyoruz bu noktadan sonra. Budizm ile İslamiyet'in (Sufizm) belli noktalarda benzerlikleri var. Bu oluşum hikayeleri (building roman benzeri) her daim etkilemiştir beni. Milarepa yolcuğuluğunda Şems gibi Marpa karakteriyle benliğini bulmaya çalışır. Kitap sayfa sayısı az zaten. Bu serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026363 okunma