"Din ile siyaset aynı arabada gittiğinde, sürücüler karşılarında hiçbir şeyin duramayacağını sanır. Dümdüz gider, hızlandıkça hızlanırlar. Engelleri tamamen göz ardı eder, körlemesine gidenlerin uçurumu çok geç fark edeceğini unuturlar."
"Yücelik geçici bir deneyimdir. Asla kalıcı değildir. Kısmen insanoğlunun efsane yaratmaya meyilli hayal gücüne dayanır. Yüceliği deneyimleyen kişi nasıl bir efsanenin içinde olduğunu anlamalıdır. Kendisine hangi imajın verildiğini düşünmelidir. Alay etmesini de bilmelidir. Böylece rolünü inanmadan oynar. Alaycılık kendini rolüne fazla kaptırmasını önleyecek tek şeydir. Bu nitelik olmazsa, kısa süreli yücelik bile insanı mahveder. "
Kitabı tamamen meraktan, bir arkadaşımdan alarak okudum. Açıkçası kitabı okumadan önce cumhurbaşkanının oturup kitap yazmak ve yayına hazırlamak gibi bir zamanı olamayacağı için RTE'nin yazdığını düşünmüyordum ancak okudukça yazı dilinin, sürekli olarak yazarlık yapmayanlarda bulunabilecek türden cümle düşüklükleri ve anlatım bozuklukları barındırdığını farkettim. Aklımda bu durumla alakalı iki ihtimal canlandı: Birincisi, CB bu kitabı kendisi yazmamış olsa da birisine konuşarak yazdırmış olabilir, İkincisi de CB'nin konuşmalarından derleme şeklinde (konuşma dilinde rahat anlaşılabilen ancak yazı dilinde daha zor anlaşılabilen cümleler barındırıyor kitap) yayına hazırlanmış olabilir. Genel çerçevede kitap içeriği aktarılırken tekrara düşüldüğünü gördüm çünkü sürekli olarak BM ve BMGK yapısından ve bu yapıda ne gibi değişikliklerin önerildiğinden bahsediliyor, ikinci eksiklik; konuşma dilinden yazı diline geçişte bazı yarım kalan noktalar var dolayısıyla bazı cümlelerin içeriği anlaşılmayabiliyor.