Bir aralar çok okurdum Ian McEwan kitaplarını. Masumiyet ya da Özel İlişki hala favorim Tanışma kitabım olan ve filmine de bayıldığım Kefaret’in yeri başka tabi Beton Bahçe , Siyah Köpekler hatırladığımda hala tüyleri ürpertirken Solar tam bir hayal kırıklığıydıCumartesi alınıp okunamayan kitaplar arasında kaldı. En son Çocuk Yasası’nda ayrılmıştık.
.
Neyi Bilebiliriz? Beni zorlayan bir roman oldu. Dolu dolu! Üzerinde düşünmek hatta konuşmak istediğim pek çok konuya değiniyor. Beni en çok ilgilendiren aynı olayın farklı belleklerde bıraktığı izin değişkenliği ve tarih sandığımız şeyin aslında ne kadar güvenilmez olduğu.Gerçekler ne kadar kolay değiştirilebilir , tahrip edilebilir, yok edilebilir aslında.Evet ! Neyi Bilebiliriz?
.
Kitap iki bölümden oluşuyor.
1. Bölüm 2119’un distopik dünyasında geçiyor.İklim krizi ve savaşlar sonucu Avrupa ‘nın önemli şehirleri yok olurken Nijerya süper güç haline gelmiş , ırklar iyice iç içe geçmiştir. 21. Yüzyıl tüketim çılgınlığı, kaynakların hunharca kullanılması , savaşları ile bir masal gibi özlemle karışık bir nefretle anılmaktadır. Akademisyen Thomas Metcalfe bu geçmişte kalmış dönemin ünlü şairi Francis Blundy’nin eşine yazdığı kayıp şiirin peşine düşer ve ip uçları onu eskiden yaşadıkları bölgeye , belki de kayıp şiire(?) ulaştırır
.
2.Bölüm işte bu noktada başlar .2119’un kasvetinden , yıkılmışlığından 2016 yılımın ferahlatıcı kırsalında Vivien’den -şairin eşi ve şiirin sahibi- gerçekliğin bambaşka boyutlarını gözler önüne serer , okuru sık sık şaşırtır anlattıklarıyla.Nispeten keyifli olan bu bölüm , akıcı ve merak uyandırıcıdır.
.
Günümüze 100 yıl sonrasından bakma fikrini sevdim.Hatta rahatladım.Gerçekliğin geçici ve değişken olduğu bir dünyada çok da şey etmemek lazım