İnsan avuçlarının içinde hem gücü hem güçsüzlüğü yaşatırdı. Parmakları başka parmaklarla buluştuğunda o avcunun içinde güç filizlenirdi; o parmaklar başka parmaklardan ayrıldığı zaman güçsüzlük doğardı. Filizlenen her güç, bir gün kururdu
Geçmiş, Prometheus, geçmiş. Bütün duyguların geçmişinde saklanıyorsa geleceğinde yoluna çıkacak bütün duygular seni yok edebilir çünkü hepsi sana aittir.
Hayaller sonsuz bir hiçlik iken, gerçekler can yakıcı bir zehirdi ve o zehri içmek yerine sonsuz hiçliğe koşmak daima daha doğru gelirdi. Hayalleri seçmek bir tercih, gerçeklere sırt dönmek ise korkaklıktı.
“Benim kalbim pusulam.” dediğinde yüzüme doğru eğildi ve birazcık geriye giderek alnını alnıma yasladı. “Ben pusulamı küçük bir kız için kaybettim ama yok etmedim. Fakat o boşluğu iyilik ya da kötülük için yine küçük bir kız uğruna hep var edeceğim, söz veriyorum”