"İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki o; Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Anlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte, doğru olanlar bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!"
Şu anda üzerimizde bulunan sıkıntı bulutları, bizim için bir rahmete dönüşebilir. Şartlar ne olursa olsun biz, Allah'ın rızasını kazanmayı gaye edinebilir ve o gayenin de gereğini yapabilirsek kazanırız. Kazandığımız da Allah'ın rızası olur. O rızadan sonra kaybedeceğimiz bir şey yoktur.
Eşlerine karşı kesinlikle kaba kuvvete başvurmayan Hz.Peygamber namaz kılarken önünde uzanmış yatan Hz.Âişe'yi uyandırmayıp, sadece secdeye varacağında hafifçe dokunarak ayaklarını toplamasını sağlayacak kadar müşfiktir. Âdetli iken eşini yalnız bırakmayacak kadar sağduyulu, üzülüp ağladığında teselli edecek kadar dosttur.