Abdalların çingeneler ile fiziksel benzerlikleri, konargöçer ortak yaşam formu, başta çalgıcılık olmak üzere benzer meslekleri yürütmeleri, bunların yanında çingenelerin abdalların arasına sızıp abdal taklidi yaparak abdallara has davul-zurna, saz çalma ya da abdalların çingenelerde görülen keman çalma gibi çalgıcılık işine el atmaları da Anadolu abdallarının çingene sayılmaları ve horlanmalarının temelini oluşturan gerekçelerden bazılarıdır.
Alevî insanı için üstün amaç, yaşarken erdemli olabilmektir. Erdemli olabilmenin temel ahlaki ilkeleri ise "eline, diline, beline sahip olmak" biçiminde üç ana merkezde toplanmıştır. Tasavvuf ehline göre bir hikmet belirtisi olarak el,dil,bel sözcüklerinin baş harfleri yan yana geldiğinde edeb(edb) sözcüğünü oluşturur.
Alevî-Bektaşî inancında ten içinde hayat bulan ruhun, ölümden sonra bir başka ten ile yaşam bularak yeniden dünyaya döneceğine inanılır. Ruh göçü anlamına gelen bu olguya tasavvufta "devriye" denilir. İnsan ruhunun, kaynağı olan Hakk’tan ayrılıp gene ona dönünceye değin geçirdiği olaylara "devir" ve bunu açıklayan görüşe "devriye kuramı" denir.