O kadar aptalca bir şeydi ki... Şu sıralar nerede olduğunu bile bilmediği, ama gençliğinde umutsuzca çok derinden sevdiği bir adam yüzünden depresyona girmek.
Tüm ömrünü bir şeyler bekleyerek geçirmişti zaten; babasının işten eve dönmesini beklemek, sevgiliden gelecek, ama hiç gelmeyen mektubu, yıl sonu sınavlarını, treni, otobüsü, telefonu, tatilleri, tatillerin sonunu beklemek, hep beklemek.