Yetkin insan, ister kitaplarla, ister insanlarla ya da yörelerle olsun, hep kendi çevresindedir: Seçtiğini, izin verdiğini, güvendiğini onurlandırır...
Yetkin insan, zararlı bir şeyin ilacının ne olduğunu tahmin eder kötü rastlantıları kendi çıkarını kullanmasını bilir; onu öldürmeyen şey daha da güçlü kılar...
İçgüdüsüyle gördüğü, işittiği, yaşadığı her şeyden kendi payına düşeni alır...
Yetkin insan duyularımıza hoş gelir; hem sert, hem genç hem de güzel kokulu bir odundan yontulmuştur. Kendine yarayan şeyden zevk alır yalnız. Yarama sınırı aşıldığı an zevk alması da hoşlanması da biter...