Geldiğin gibi gitmeyi, sevdiğin kadar vazgeçmeyi, düştüğün kadar kalkmayı bil. Uzanacak bir el, tutunacak bir dal aramaktansa, sırtını sadece kendine yasla, daha az düşersin...
Öfkeni dizginle, sevgide ölçülü ol, nefretten uzak dur.
Aşırılıklar insanı tüketir, insani olan her şeyi bitirir.
Dinlemeyi bil ama sözünü de esirgeme. Anlaşılmadığın yerde anlatma, bir şeylerin boşuna olduğunu hissediyorsan orada kalma.
Çabaladığına değmiyorsa zorlama, zorladıkça daha da yüzüne kapanır kapılar...
Onurun kırılmadan yaşadığın her şey saygıyı, sessiz bir terk edişi hak eder. Göstere göstere canını yakan ne varsa, karşılığı gürültülü bir terk ediştir. Yoksa yaşadıklarının tortusu kalır benliğinde, huzur vermez, yakanı bırakmaz...
Ben, içimde ölen insanların yasını tutmuyorum, en ufak pişmanlık duymuyorum, zerre suçluluk hissetmiyorum. Yüreğimde bir mezar yeri bile vermiyorum onlara ve vicdanım çok rahat. Çünkü öldüren ben değildim, içimde intihar etmeyi onlar seçti...