Eğer bütün potansiyel şeyler bütün yönlere sınırsızca uzanabiliyorsa,
şeylerin arasındaki mesafeden nasıl bahsedilebilir, kim onların ayrı olduğunu söyleyebilir? Kuanrum teorisinin bu yaklaşımı Vahdet-i Vücud anlayışına modern zamanlardan bir dipnot olarak okunabilir.
Sen gel, aşk için bir şeyler yap; bir haylazlık, bir yaramazlık yap, bu konuşmaya yüreğinin sesiyle kani, metnin dışına çık, derin bir nefes al.
Aşk için bir şeyler yap; bir yoksulu doyur, sevmediğin bir insana iyi günler dile, Tanrı'nın adını an ve dostlarını hatırla.
Ego adacığında bir Robinson olmayı bırak, sokağın sesiyle, kalabalığın uğultusuyla tanış ve göz göze geldiğin her insana aşktan söz et.
"Ölümlerimiz, hayatlarımızı aydınlatır. Ölümlerimiz anlamdan yoksunsa hayatlarımız da yoksun demektir. Herkes aradığı ölümü ölür; kendisi için hazırladığı ölümü."
(Octavio Paz)