"Allah seni toplasın" diye dua edermiş eskiler. Gözünü toplasın haramdan, kulağını toplasın gıybetten dedikodudan, aklını toplasın şeytani yollardan, hayalini toplasın şerli planlardan...
Yüreğini toplasın dünyadan, fani muhabbetlerden... Ne güzelmiş hani, çağa karşı bir zırh gibiymiş bu dualar.# _İnsan dağılınca dağıtıyormuş kendini dünyanın çirkef ellerinde. Taviz verdikçe alışıyormuş günahın yüzüne.
Gönül verdiklerin, gönül koymuşsa sana! Sen ise alnını koy rabbinin huzuruna! Gönlündekini şiirlerin anlamlandırması, bulutların yüreğini ferahlatması, kitapların iyi bir dost olması, çiçeklerin gülüyor gibi bakması, çocukların yüreğe sevinç olması; ne güzeldir. Ne güzeldir müfredatlara giremeyen, "Allah en büyüktür" sözü!
"Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın," ayeti ne büyük bir müjdedir! Söyler misin kardeşim; "Elbette, zorluğun yanında bir kolaylık vardır, "ayetinin verdiği teselliyi kim verebilir?
"Aşılar, döküntülerden, yüksek ateşlerden, nörolojik hasarlardan, nöbetlerden ve hatta ölümlere kadar çeşitli yıkıcı reaksiyonlara neden olur. Genellikle aşıya bağlı ölümler 'doğal' veya 'bilinmeyen' nedenlere veya 'beşik ölümü' SIDS'e bağlanarak tıp topluluğu tarafından göz ardı edilir. Başkalarının size söylediklerine güvenmeyin. Kendinizi eğitin ve aşılama hakkında bilinçli kararlar alın. " ...