İKBÂL

İKBÂL
@iqbalacar
Sonunda, benim gibi bir şahin için yeryüzünde konacak bir yer olmadığına inandım..
Rönesans sonrası Siyantizm
Bizzat ben herkesten, her şeyden ve başka her konudan çok bu bilimciliğe, Avrupa düşüncesini üretim, tüketim ve materyalizm çerçevesine hapsetmeye saldırdım. Bilimi sadece ve sadece ekonomi ve üretimin hizmetine sunmaya hücum ettim. Bu bilimi özgürlük bilimi olarak kabul ettim ve adını yeni skolastik koydum. İlmin daha önce kilise ve Katolik mabedinin esiri olması gibi şimdi de 18., 19. ve 20. yüzyıl mabedinin yani sanayi ve kapitalizmin esiri olduğunu söyledim. Bütün bunlara saldırdım ve saldırıyoruz da. Bütün bunları sapıklık olarak görüyoruz. Hepsine karşıyım. Ama yine bütün bunlara kendi çağındaki ve kendi toplumundaki icadı, tabii olduğu için hak veriyoruz.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Sen ölülere işittiremezsin. Arkalarını dönüp giden sağırlara da bu çağrıyı duyuramazsın." (30/Rum Suresi 52) Yani ey mesajı getiren, özgürlük veren ve bu iki güç arasında kalmış, fakir, zavallı ve zelil milleti harekete geçirmek isteyen Peygamber! Bu topluluğu harekete geçirebilir, dünyaya yönetici yapabilir, zilletten izzete kavuşturabilir, Doğu ve Batı'nın esaretinden Doğu ve Batı'nın kaderini belirleme konumuna yükseltebilir ve geleceklerinden umutlu hale getirebilirsin. Ama bir ölüye, bir cenazeye, heykele dönüşmüş, içi boş ve özsüz, murdarlaşmış, ruhu, hayatı, hareketi ve baharın öz suyu içinden çıkarılmış ve artık hiçbir laf anlamayan bir kimseye sözünü anlatamazsın. O iftira atar, halkı umutsuzluğa sürükler. Sen delil ve kanıt gösterirsin, idrakine sunarsın, o yine de kendi bağnazlığına devam eder. Domuştur; kin, bencillik ve dar görüşlülüğe yakalanmıştır; ölmüştür, ölüden de beterdir. Senden kaçar, sana sırtını dönen kimsenin kulağına çağrını ulaştıramazsın.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Alıntı