Daha bu sabah gördüğü birinin artık hayatta olmayışı insanı sadece üzmüyor, bir o kadar da telaşlandırıyordu. Böyle durumlarda belki de yaşayanları asıl rahatsız eden, ölünün yokluğundan çok, ölümün kayıtsız şartsız varlığıydı.
Bir yeri iyi ya da kötü yapan içeride sürdürülen hayattan ziyade, orada sıkışıp sıkışmama hissidir bana göre. İnsanın kendini içine hapsedilmiş hissettiği, dışarı çıkmakta güçlük çektiği her yer kötüdür.