İrem Fırat

İrem Fırat
@iremFIRAT93
Barış’a Ne Olduğunu Merak Ediyorum
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Bu kitabı da çok duymuştum. Hatta yanlış hatırlamıyorsam okuduğunda ağladığını söyleyen(ler) olmuştu. Bu yüzden çok acıklı bir hikaye bekliyordum. Kahrolacağımı düşünmüştüm bu yüzden de okumayı ertelemiştim hep. O kadar da üzücü bulmadım açıkçası. Ancak çocukların hapiste büyümesini hep acıklı bulmuşumdur. Böyle bir çocuğun gözünden olan biteni takip etmek hazindi. Hiçbir şey de bana “Yok artık öyle olmamıştır. Kurgudur bu kısmı.” dedirtmedi ne yazık ki. Öfkeden kızarmış bir şekilde kitabı parçalayan müfettiş de, uçurtmayı vurdurtmaya çalışan müdür de gözümün önünde aşağılık kompleksli makam sahibi insanlar olarak canlandı. Günümüzde de bu çok yaygın olduğu için canım yandı. Sadece liyakatli insanların makam sahibi olabildiği bir Türkiye’ye en kısa sürede erişmek dileğiyle.
Duygu ve Düşünce
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202117,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

İrem Fırat

, bir kitap okudu
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Feride Çiçekoğlu
8.5/10 · 17,3bin okunma
Bunu beklemiyordum
8/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Kitabı edebiyatçı bir arkadaşım akademisyen olarak çalışmaya başlamasını kutladığımızda hediye etti. Onun verdiği ilk kitap da alışılanın dışındaydı, bundan da beklemediydim belki ama onunla ilgili bir ön yargıyla başlamadım kitaba. Ancak kitap okuma alışkanlığımı yerle bir eden Kabirde İlk Gece’deki gibi bir içerikle karşılaşmaktan endişe duymadığımı söylesem de yalan olur. Taze başlamışken tekrar sekteye uğrasın istemiyordum. Allah’tan korkularım boşa çıktı ve cennetin gerçekten böyle olduğunu/olabileceğini iddia etmektense kurgu olduğu kısa sürede anlaşıldı. Kabirde İlk Gece Cennetin tahayyül ettiğimizden farklı olduğunu sorgulayan ana karakterle ben de sorguladım ve bir yerden sonra gerçek cennet için çok sığ ve sınırlı olduğunu fark ettim. Komşulardan biri ağaç dikmek istiyor diğeri manzarası kapansın istemiyor durumunun çözülememesi cennetin yüceliğini dünya imkanlarıyla sınırlandırıyor mesela. Bu yüzden kurgu olduğuna kanaat getirerek Harry Potter dünyasına girip onun kurallarını nasıl kabul ediyorsam öyle yapmaya karar verdim. Harry Potter ve Ölüm Yadigarları Ana karakterin yüzeyselliği, çirkin düşünceleri beni rahatsız etti. Böyle insanlar var mı cidden diye düşünerek takip ettim kitabı. Birisi bunun üzerine yazabiliyorsa demek ki var dediğimde çok canım yandı. Ancak son 20 sayfada falan kabullenebildim “bu insan da böyle birisi ” gerçeğini. Konusu ilgi çekiciydi kitabın. Sürükleyici bularak okudum ve başına tekrar oturmak konusunda zorlanmadım. Hovarda bir karakterin çekingen bir aktiviste oradan da içine kapanışına doğru yolculuk ikna ediciydi. Çözüm arayışının aksiyonla bitişi ise filmleri andırıyordu bana. Gözümde canlanan oydu en azından. En son kapının açılmaması da aynı şekilde… Spoiler! Kapının ardından başbakanı bulamayan sesler gelmesi Supernatural dizisinde Tanrı’yı arayıp terk
Duygu ve Düşünce
Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi OlabilirdiSezen Ünlüönen · İletişim Yayınları · 2024215 okunma
Kitabın Hissettirdiklerı
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Kaşağı’yı en son çocukken okumuş, kardeş iftirasından çok etkilenmiş ve bir daha aklıma gelmesini bile istemeyecek kadar vicdan azabı çekmiştim. Bu sefer de okumaya pek hevesli başladığımı söyleyemem. Tekrar aynı olumsuz duyguları yaşamaktan bugüne kadar kaçındım ancak beklediğim gibi olmadı. Çok daha acı şeyleri görmüş, deneyimlemiş veya seanslarımda dinlemiş olmaktan kaynaklı sanırım, Kaşağı öyküsü çok da etkilemedi beni. Şimdiki okuyuşumda en çok Pembe İncili Kaftan ve Teke Tek beni etkiledi. Kimseye minnet etmeyen birisine günlük hayatımda denk gelsem mutlaka arkadaş olmak isterdim diye düşündüm. Eşimle konuştuğumuzda da o da böyle birine oy vermek istediğini söyledi. Böyle biri oy verilecek pozisyona başvurmazdı diye düşünüyorum ama umut bedava. Bir gün karşımıza çıkar umarım. Yalnız Muhsin Çelebi’nin yaptıklarının sonuçlarından eşi ve çocuklarının da etkilenecek olması düşündürdü beni. Refah içerisinde yaşarken zerzevatçılık yaparak geçinmeyi Muhsin Çelebi kendi tercih etti ve bununla yaşayabilir. Eşi ve çocukları ise tercih etmedi, başlarına gelen edilgen oldukları bir durum bu. Kendilerini hazırlama fırsatları bile olmadı gibi hissettim hikayeyi okurken. Bu durumda Muhsin Çelebi onlara yaşananları anlatmış mıdır? Çocukları kendisi gibi yetiştirdiği için onlar da mala minnet etmeyen kişiler midir? Yoksa zorluk çektikçe babalarına gücenmişler midir? Bu durumda Muhsin Çelebi kul hakkına girmiş midir? Bu konuda merakım devam ediyor ve tartışmayı isterim. Teke Tek hikayesi benim tüketmekten en çok keyif aldığım şekilde bana bariz olanın dışında bir düşünme şekli gösterdiği için onu çok sevdim. En kötü şeyin ölüm olduğunu düşünmeye o kadar alışmışız ki daha kötüsünü yaşamanın mümkün olduğunun gösterilmesi hoşuma gitti. Hikaye olduğu için biraz yüzeysel tabi ki.
Duygu ve Düşünce
KaşağıÖmer Seyfettin · Bilgi Yayınevi · 201919,8bin okunma