Spoiler verecegim. Kitabi begendim genel olarak. Sonlara dogru, cinayeti kimin islemis olabilecegi yavas yavas ortaya cikarken biraz kriz gecirdim. Trendeki insanlarin birbirleriyle baglantisi yavas yavas aciga cikti. Basta hicbiri birbirini tanimiyormus gibiydi. Marry debenham ve albay arbuthnot birbirlerini taniyolardi sadece. Onun disindaki insanlar arasinda hicbir baglanti yok gibiydi usaklar ve isverenleri disinda tabi. Ama sonda bir de baktik ki hepsi ama hepsi birbirini taniyor. Bu cinayeti planlamislar. Tamam olabilir. Onlar acisindan mantikli bir karar gibi gorunuyor. Ama poirotun bunu cozme bicimi bana asiri sacma geldi. Her birinin gercekte kim oldugunu, birbirlerini nereden tanidiklarini vs. tahmin edebilmesi acikcasi zorlama gibi. Cunku bunu en basta boucun ona soyledigi “Trende her milletten, her siniftan insan var. İlk defa bu kadar cesitli yerlerden insan goruyorum.” sozlerine dayanarak tahmin ettigini acikladi. Neymis efendim bu kadar farkli irklardan insan baska turlu ancak amerikada bir arada olabilirmis de onun da aklina armstronglarin evi gelmis. Hadi ya. Hicbirinin birbirini tanidigina dair isaret yok, birbirleriyle konusmuyorlar, hatta bazilari birbirlerinden nefret ediyormus gibi davraniyorlar. Sen boyle bir durumda nasil oluyor da hepsinin armstronlarin evinden oldugu sonucunu cikariyorsun ki? Daha fazla delil bulsaydi tamam ama elinde ne delil var ne bir ipucu. Kafasina oyle bir dusunce gelmis sadece ve sansa bakin ki bu dusuncesinde hakli. Poirot burada kahin gibi gorunuyor. Normal bir insanin/dedektifin bu kadar alakasiz olan bir olayi bilebilmesi imkansiz. Trendeki herkesin armstronglarla ilgisi oldugunu bilmesi yetmiyor bir de onlari nereden tanidigini anliyor. Asciyi gozunden tanirim diyor. Nasil taniyabilirsin ki bir asciyi? Hadi asciyi