Artık ne mutlu ne de mutsuzum.
Her şey geçip gidiyor.
Bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde insan dünyasında tek gerçek şey bu.
Her şey geçip gidiyor.
O güne kadar görmediğim bir nezaketle gülümsüyordu. O mutluluk ve minnet dolu gülümsemeyi gördüğümde yüzümü çevirip ağlamaya başladım. O gülümsemeyle tamamen dağılmıştım. Diri diri gömülmüştüm ben.
Elde ettiğim mutluluk o kadar büyük olmasa da ardından gelen üzüntü -ve hatta buna perişanlık demek daha doğru- kelimelerle ifade etmeye bile yetmeyecek derecede korkunçtu.