Bu gözler, ah bu gözler… Bunlara bir renk vermek mümkün müydü? O kadar süre bakamıyordu ki rengini belirleyebilsin, bakmak mümkün değildi, hele hele bakışları karşılaşırsa…
bu coşkulu zamanlarında o daima sessiz kalır, söylemek istediklerini böyle söyleyemediğinden aniden taşan kucaklama arzularıyla boğularak, bütün bağlılık ateşlerini ancak suskunlukla hapsederek ezilirdi.