Başını tuttu derviş, uzun uzun ovaladı...
Ne oldu başın mı ağırıyor diye sordu arkadaşı...
Evet dedi derviş... Canım sıkıldı... konuştum lakin anlaşılmadı, koca koca cümlelerden, anlam kuleleri inşa etmiştim, her yerden görüldü ama onun kulağına ulaşamadı...
Ahh dedi yoldaşı...
Ne beyhude bir keder...
İnsanlara kendini anlatmak için bu kadar çırpınacağına keşke sadece yüreğinden Rahman'a fısıldasaydın!
O hem bilirdi, hem duyardı, hem tamir eder, hem sıvazlardı...