Son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi’nin 1917 tarihli "Haremde Goethe" isimli başyapıtı, tıpkı "Haremde Beethoven" eserinde olduğu gibi Doğu ve Batı kültürlerini harmanlayan, Osmanlı sarayındaki entelektüel dönüşümü kadının sosyal temsili üzerinden aktaran güçlü bir sanatsal manifestodur. Mekan olarak geleneksel unsurlarla bezeli bir saray odasının seçildiği tabloda, şık bir kanepeye uzanmış modern giyimli bir saray kadını odağı oluşturmaktadır. Kadının elinde tuttuğu kırmızı kapaklı kitap, Alman edebiyatının dehası Johann Wolfgang von Goethe’nin ünlü eseri Faust’a ya da şairin Doğu kültürüne olan hayranlığını yansıtan Doğu Batı Divanı kitabına işaret ederek, dönemin Osmanlı kadınının dünya edebiyatına ve felsefeye olan entelektüel ilgisini sembolize eder. Kompozisyonda, duvarı süsleyen geleneksel motifli büyük halı, yerde serili duran kurt postu, sağ üst köşedeki hat levhası ve sehpa üzerindeki çini vazo gibi yoğun Doğu ögeleri, kadının Batılı duruşu ve elindeki Avrupa klasiğiyle kusursuz bir sentez oluşturur. Türk ressamların Avrupa sanatı sahnesine çıktığı ilk büyük organizasyon olan 1918 Viyana Sergisi'nde de sanatçının diğer önemli yapıtlarıyla birlikte sergilenen bu nadide eser, günümüzde Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda bulunmaktadır. Osmanlı kadınının sadece kapalı kapılar ardında yaşayan bir figür değil, okuyan, düşünen ve özgürleşen modern bir kimlik kazandığını gösteren en estetik resimlerden biridir.