"Halide Abla geceleri yaşamayı severdi. Kendi yalnızlığına ortak olsun diye gece açan çiçekleri sevdi hep. Kim bilir belki de kendine benzetiyordu o çiçekleri."
Halide, yalnız kraliçe... Yıllarca sevgisiz büyümüş, yaşadığı her şeyi içine ata ata kendine hayatı dar etmiş, pişmanlıklarını sırtında taşımış, bir yandan da kardeşlerine ailesinin veremediği sevgiyi vermeye çalışmış... Ama bazen öyledir, ne kadar uğraşsan da o kuyudan çıkamazsın. Belki de en zoru insanlara verdiğin emeğin karşılığını alamamaktır, görünmez bir hayalete dönmektir. Halide'de olduğu gibi.
Kitap, eskiden yaşadıkları konağı satmak için uzun bir süre sonra bir araya gelen, bir gece birlikte geçiren ve geçmişleriyle yüzleşen 3 kardeşin hikayesini Halide'nin gözünden anlatırken, bir yandan da bundan 100 yıl evvelki bu konakta yaşayan Handan Hanım ve ona aşık olan Derviş Ali'nin hikayesini anlatıyor. Daha sonra bu hikayeler ilginç bir şekilde birbirine bağlanıyor.
Çok güçlü bir kalemi var yazarın, herkese tavsiyemdir.
Yarım kalmış hissedip, bir gün tamamlanmayı bekleyen herkese...
Keyifli okumalar dilerim...