İrem Nil

İrem Nil
@iremnill
Yaşamak umurunuzda olsun...
Ama içindeki ses asla susmuyordu. Yaşamı, acıları... Sadece onlara ağlıyordu. Yastığının bir köşesi hep ıslaktı. Bir kere olsun balkonuna çıkmamıştı. Hemşirelerinin tekliflerini asla duymuyor, sadece sessizlik istiyordu. Yaşanan her şey, gözyaşları... Sonrasında girdiği uyku dünyası...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sık sık da kendi içine çekilmelidir insan çünkü birbirine benzemeyenlerin arkadaşlığı uyumlu bağları kargaşaya sürükler ve yeni zaaflar uyandırır, ruhta bulunan ve tümüyle iyileştirilemeyen zayıf her ne varsa bunları kötüleştirir. Bununla birlikte şu iki şeyin birbiriyle harmanlanması ve sıra ile yapılması gerekir: Yalnızlık ve kalabalığa katılma. Yalnızlık bizim insanlara karşı özlem duymamıza sebep olur, kalabalık ise kendimize karşı özlem duymamıza ve biri diğeri için çare olur: Yalnızlık, kalabalığa karşı duyulan nefrete, kalabalık, yalnızlıktan duyulan bıkkınlığa çare olur.
Offf hayal kırıklığının zirvesi
Bak, ben kendime göre bir hayat kurmuştum. Kendimce rutinlerim, doğrularım vardı. Yanlış olabilir ama ben doğrularımla, rutinlerimle yaşamaya çalışıyordum. Ve sen bu hayatta hiç istemediğim bir şeyi yaptın. Beni her şeyin değişebileceğine ve düzelebileceğine inandırdın.
Erasmus, Deliliğe Övgü adlı kitabında deliye şöyle seslenir: Ey, bütün insanların en delisi, sen ki bilgeliğe ermek istersin! Gece gündüz ruhunu parçalayan bütün güçlükleri, bütün kaygıları, rica ederim biraz tart! Bu bilgeliğin ömrünün her anına serptiği dikenlere bir göz at! O zaman teveccühümü kazananları ne kadar çok dertten koruduğumu nihayet anlayacaksın!
Türk mitolojisinde "gerçekliğin” adla ve adlandırmayla yaratıldığına inanılırdı. Çünkü bu düşünce, adla eşya veya kişiler arasında özdeşlik kuruyordu. Adın doğru düzgün seçilmemesi, düzensizliğin kaynağı olup kaosa ve karmaşaya yol açabilirdi. Ad ile varlık iç içe sayılırdı. Ad, varlığın ifadesini ve mahiyetini oluştururdu. Varlığın kendisi de onda ve onunla yaşayabilirdi. Ad ile talih arasında kırılmaz bir bağ olmasına da o yüzden inanılmıştır.