irem koca

irem koca
“Yakalanınca, kötü olduğunu bildiğimiz halde zevk verdiği için hevesle yaptığımız şeylere sahip çıkmaz, onları birer piç gibi ortada bırakırız. Sızlamaktan bitap düşmüş vicdanlarımızı birer hamal gibi taşıyan bedenimizi, sırf sızımızı, yaramızı, zaaflarımızı, pişmanlıklarımızı, günahlarımızı sezmesinler diye dimdik gezdiririz.”
Sayfa 56·Kitabı okudu
Reklam
“Acının dili gözyaşıdır ve gözyaşı insanlar arasındaki ayrımı sıfırlayarak eşit kılar. Kimseyi eşit yaratmayıp, arada bir de olsa eşit olunsun diye gözyaşını ve acıyı da yaratan Tanrı, bunları, yarattığı keyif verici duygularla harmanlayıp kendimiz için anlamlı ve dengeli bir dünya kurmamızı istedi belki de.”
Sayfa 54·Kitabı okudu
“Bir yer, ancak oraya önceden gitmiş olanların izniyle sonradan gidene de ait olurdu. Görünmez, ele verilmez, üzerinde konuşulmaz ama varlığı hep hissettirilir bir geçiş belgesi. Alışkanlık ve kabulleniş, yeni gelene, bu belgenin hissettirmeden verilişinin tek koşuluydu.”
Sayfa 46·Kitabı okudu
“Bir şeyi severek yaparken onu alışkanlık haline getirmemeyi başarabilmenin insan için büyük lüks olduğunu düşündü. Severek yapılan ama alışkanlık haline getirilmemiş olan şeylerden bıkıldığı anda vazgeçilebilirdi o zaman.”
Sayfa 39·Kitabı okudu
“Çok sevdiğim o şarkı, o taptığım yazar, ezberlediğim o satırlar, o film benim bir parçam değil mi? Hatırlamaktan, unutmaktan ya da gerçekliğini çarpıtmaktan ürktüğüm anılar ve hayatıma girmiş insanlar benim bir parçam değil mi?”
Sayfa 14·Kitabı okudu