"Daha önce hiç birinden hoşlanmadığımı, hoşlanmanın hatta aşık olmanın bile ne demek olduğunu bilmediğimi... Ben sadece Doruk'u biliyordum, onun mavi gözlerini, sürekli onu beklemeyi, onu görünce mutlu olmayı, sesini duyunca rahatlamayı, koşulsuz güvenmeyi... Aşk, sevmek ya da hoşlanmak gerçekten bunlar mıydı, doğru olduğunu düşünmek miydi yoksa... Yoksa karanlık bir boşlukta savrulmak, bile isteye örümcek ağına koşmak, hür iradenle yanlışın ortasında kalmak mı?"