Kendini olduğundan az göstermek tevazu falan değil, tamamen budalalıktır. Aynı şekilde kendine değerinden az paha biçmek de bir tür korkaklıktır. Şöyle der Aristoteles: Hiçbir iyilik sahtelikle bir arada gitmez, doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez.
"İnsan elinde nasıl bir illet varsa artık, dokunduğu her șeyi değiştiriyor. Ve iyi ya da güzel olan her şeyi bozuyor. İyi olmak isteği bazen öyle aşırı bir tutkuya dönüşüyor ki bir iyilik bir anda bir kötülüğe dönüşebiliyor. Şöyle diyen de var: İyinin aşırısı olmaz, çünkü aşırıya kaçtı mi zaten iyi olmaktan da çıkar."
"Hayatın değeri uzun yaşanmasında değil, iyi yaşanmasındadır. Çok uzun yaşamış insanlar vardır, aslında pek az yaşamışlardır. Doya doya yaşamak yılların çokluğuna değil, kişinin gücüne bağlıdır."
"Dostluk dediğimiz şey, ruhumuzun bir arada olmasını sağlayan ya da edindiğimiz derin ilişkiler ve yakınlıklardır. Benim inandığım dostluk biçiminde ruhlar o kadar derinden kaynaşmıştır ki onları birleştiren dikiş yok olmuş, artık bulunamaz olmuştur. Çok sevdiğim dostumu neden sevdiğimi bana sorarlarsa, yanıtım söyle olur: O, o idi... Ben de bendim"
Bir tüketim ürünü haline gelen aşk, sevgi ve dostlukların raf ömrü, insanın insana duyduğu tahammülle sınırlanmış durumda.
Ve günümüzde en az görülen şeydir insanın insana duyduğu tahammül.