Marcello hepsini gözucuyla tiksinerek seyretti. Hep böyle oluyordu: Kalabalığı soyut olarak, aynı duyguları, aynı fikirleri, aynı hedefleri paylaşan büyük, olumlu bir ordu olarak düşündüğünde kendini hep diğerlerine benzeyen, normal biri gibi görüyor, o kalabalığın parçası olmak onu teselli ediyordu. Ancak kalabalığın içinden bireyler ortaya çıkmaya başlar başlamaz normallik yanılsaması bu farklılıklarla çarpışıyor, Marcello kendini onlarla bir tutamıyor, onlardan tiksiniyor, onlardan kopuk olduğunu hissediyordu.
İnsan kusurlarına alıştığı zaman barışıyor savaşlarıyla
Can düşmanıyım kendimin
En sempatik, en centilmen düşmanım yine kendim
Canım kendim
Canım benim
Yat zıbar artık
Gün ağarıyor…