İnsan kusurlarına alıştığı zaman barışıyor savaşlarıyla
Can düşmanıyım kendimin
En sempatik, en centilmen düşmanım yine kendim
Canım kendim
Canım benim
Yat zıbar artık
Gün ağarıyor…
Nietzsche yaşasaydı, hiperaktif insandan nefret ederdi. Çünkü ona göre “sükunet”i koruyan “güçlü ruh”tur, “yavaş devinir” ve “fazlasıyla canlı her şeye karşı bir isteksizlik duyar. Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt’te şöyle der: “Çılgınca çalışmayı ve hızlıyı, yeniyi, yabancıyı seven herkese — kendinize pek katlanamıyorsunuz, çalışkanlığınız kaçıştır ve kendinizi unutma isteğinden başka bir şey değildir. Eğer hayata daha çok inansaydınız, yaşadığınız an bu denli büyülemezdi sizi. Ama içinizde bekleyecek muhteva yok hatta siz tembellik bile edemezsiniz!
Schmitt için büyük politikanın zirve noktaları düşmanla bir barışma ya da anlaşmanın başarıldığı anlar değildir, “düşmanın tüm somut gerçekliğiyle düşman olarak tanındığı anlar”dır.
Diyalog ve uzlaşı değil savaş ve kavgadır politikanın temeli: “Tayin edici olan, her zaman ve sadece çatışmadır.”
Çatışmaların çözümü değildir politik olan, çatışmanın ardındaki düşmanlıktır.