Kitabın en güçlü yanı, Rehber ile yapılan konuşmalar. Bu bölümlerde insanın düşünce biçiminin değişmesiyle hayatının da değişebileceği fikri, didaktik olmadan, yer yer etkileyici diyaloglarla aktarılıyor. Rehber karakteri, okuru doğrudan yönlendirmekten çok, onu kendi zihinsel kalıplarıyla yüzleştirmeye çalışıyor.
Bu güçlü fikir altyapısını taşıması gereken hikâye son derece zayıf. Kurgu derinlikten yoksun, olaylar yapay ve karakterler neredeyse birer araçtan ibaret. Hikâye, düşünsel tartışmaları desteklemek yerine onları aşağı çekiyor; hatta bazı yerlerde metni neredeyse bir kişisel gelişim broşürüne dönüştürüyor.
Sonuç olarak kitap, “düşünce değişirse hayat değişir” fikrini tartışmaya açmakta başarılı olsa da, bunu güçlü bir hikâye üzerinden yapamadığı için büyük bir fırsatı kaçırıyor. Rehber ile yapılan konuşmalar tek başına okunduğunda etkileyici olabilir; fakat bütün olarak bakıldığında, zayıf kurgu bu diyalogların inandırıcılığını da gölgeliyor. Kitap, derinlikli bir roman olmaktan çok, edebi bir çerçeveye sıkıştırılmış kişisel gelişim metni olarak kalıyor.