Freud başını salladı.
“ Kesinlikle olmaz! Bu arınma, bu itiraf senin yararına olur sadece, onun değil. Eğer yardım etmek istiyorsan bu yalanla yaşamak zorundasın. “
Nasıl ki kemikler, et parçaları, bağırsaklar ve kan damarları derinin altına gömülü olduğu için insan görüntüsü çekilir bir hal alıyorsa, ruhun heyecanları ve tutkuları da aynı şekilde hiçliğe gömülüdür ; hiçlik, ruhun derisidir.
Kutsal olan hakikat değil, kişinin kendi hakikatini aramasıdır. İnsanın kendisini sorgulamasından daha kutsal ne olabilir? …. ve gerçeklik olmadan kişi kendisinin kim ve ne olduğunu nasıl keşfedebilir ?