Orhan Öztürk

Ruh Sağlığı ve Bozuklukları yazarı
Yazar
8.6/10
36 Kişi
241
Okunma
26
Beğeni
6,3bin
Görüntülenme

Hakkında

Tarsus Amerikan Koleji ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup, yedi yılı aşan süre Amerika Birleşik Devletleri’nde psikiyatri ve psikoanalitik psikoterapi eğitimi görmüş, araştırmacı ve öğretim üyesi olarak çalışmıştır. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (1960-1964), Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde (1960-1993) öğretim üyeliği yapmıştır. Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyesi (1996-2012), Amerikan Psikiyatri Birliği muhabir üyesi (1965-1999), Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneği’nin Başkanı (1977-1997), Türkiye Psikiyatri Derneğinin kurucu başkanı (1995-1996), eski Türk Dil Kurumu, yeni Dil Derneği üyesidir. Türk Psikiyatri Dergisi’nin kurucusu ve 13 yıl yayın yönetmeni olmuştur; 2002’den beri onursal yayın yönetmenidir. “Ruh Sağlığı ve Bozuklukları”, “Psikanaliz ve Psikoterapi”, “Özerk Benlik Kul Benlik” adlarını taşıyan kitapları ile yurt içinde ve dışında yayımlanmış 90’ın üzerinde yayını vardır.
Tam adı:
Prof. Dr. M. Orhan Öztürk
Ünvan:
Türk Akademisyen ve Yazar
Doğum:
Tarsus, Mersin, Türkiye, 1926
Ölüm:
2023

Okurlar

26 okur beğendi.
241 okur okudu.
32 okur okuyor.
254 okur okuyacak.
14 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 59.8
Erkek% 40.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Şizofrenik belirtilerin en ciddisi özkıyım dürtüsüdür. Bu fırsatı kullanarak şunu açıklamak isterim, bizim şimdiki toplumsal sistemimiz bu konuda ruh hekiminin büyük ve gereksiz zulüm yapmasını beklemektedir. İnsanlar, geçerli nedenlerle artık dayanılmaz noktaya gelmiş olan bir yaşamı sürdürmeye zorlanmaktadırlar; yanlızca bu, yeterli derecede kötüdür. Ama daha kötüsü, hastaları sürekli ve aşağılayıcı bir denetim altında tutarak, zaten dayanılmaz olan bir yaşamı daha da dayanılmaz duruma getirmektir. Hastaların artık kendileri için yalnızca olumsuz bir değer taşıyan yaşamlarını sürdürme görevini üzerimizde tutmamış olsaydık, bizim hastayı korumak için kullandığımız kötü yollardan çoğu gereksiz kalacaktı. Üstelik bunlar bir işe yarasaydı! Ben de Savage'ın düşündüğü gibi, kesin inanıyorum ki, hastaları denetim altında tutmanın kendisi özkıyım dürtüsünü uyandırmakta, artırmakta ve sürdürmektedir. Hastaları kendi isteklerine bıraksak, onların yalnızca çok azı kendilerini öldürürler. Bu da bizim yüzlerce hastaya işkence yapmamızı ve hastalıklarını arttırmamızı haklı gösterebilir mi? Çağımızda, biz ruh hekimleri toplumun zalim görüşlerine uymanın trajik sorumluluğunu yüklenmiş durumdayız; gene de yakın bir gelecekte bu görüşlerde bir değişiklik olması için bütün gücümüzle savaşmak sorumluluğumuz var. (Bleuler)
disosiyatif bozukluklar ve somatoform bozukluklar
Halk arasında dua, muska, üfürükle, bir yatırı ziyaretle geçti diye bilinen rahatsızlıkların çoğu kuşkusuz histeridir.
Sayfa 393·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam
Reklam