Belki de aşk insanın hayatına,atına binmiş parlak bir şövalye gibi gösterişle ve ilhamla gelmiyordu.Belki de eski bir arkadaş gibi sessizce yaklaşıyor,ilk başta kulağa bir şiirden çok düzyazı gibi geliyordu;ta ki ani bir ışık sayfaların üzerine düşüp de ritim ve müzik el ele verene kadar.Belki de aşk güzel bir arkadaşlığın ardından doğal bir şekilde gelişiyordu;tıpkı altın kalpli bir gülün yeşil kılıfından sıyrılması gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanat,yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri,çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi,tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu,sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar,her şeyden önce avunmak ,oyalanmak istiyorlardı;sanatkarın ekmeği de işte bu tatlı rüya meraklılarına bağlıydı.