Abi: İsa (a.s.)'ın inmesi, Mehdi'nin çıkması ve Deccallığın yok edilmesi tüm dünya Müslümanlarını rahatlatan, canlı tutan inançlardır. Bunlar bize moral vermektedir. Kur'ân Müslümanı: Tam tersine bu beklentiler Müslümanların daha da pasif hale gelmesine neden olan hurafelerdir. Tüm Müslümanların "Nasıl olsa İsa gelecek, dünyayı kurtaracak." şeklinde bir beklentiye artık son vermeleri ve var güçleri ile İslâm için çalışmaları gerekmektedir. Çünkü, Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Bir toplum, kendinde olanı değiştirmedikçe Allah, o topluma verdiğini değiştirmez." (Ra'd 13/11) "İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur." (Necm 53/39) Bu türlü beklentilerin tarihte çok acı izler bıraktığını unutmamalıyız.
Süleymaniye Vakfı·Kitabı okudu
Alıntı
Kur'ân Müslümanı: İnanmaları için İsa'nın mı inmesi lazım, Kur'ân yetmiyor mu? Ayrıca İncil'de de İsa'nın Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna dair pek çok cümle var. Gelenekçi: Hangi cümleler bunlar, bazılarını gösterir misiniz? Kur'ân Müslümanı: Buyurun okuyalım: Matta, 13/57: "Ve gücenip O'nu reddettiler. Ama İsa onlara şöyle dedi: "Bir elçi, kendi memleketinden ve evinden başka yerde hor görülmez." Matta, 21/11: "Kalabalıklar, "Bu, Celile'nin Nasıra Kenti'nden elçi İsa'dır" diyordu." Matta, 21/46: "O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu." Luka, 24/19: "İsa onlara, "Hangi olup bitenleri?" dedi. O'na, "Nasıralı İsa'yla ilgili olayları" dediler. "O adam, Tanrı'nın ve bü-tün halkın önünde gerek söz, gerek eylemde güçlü bir peygamberdi." Yuhanna, 7/40: "Halktan bazıları bu sözleri işitince, "Gerçekten beklediğimiz peygamber budur" dediler." Matta, 1/17-18: "Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: "İşte Kulum, O'nu ben seçtim. Gönlümün hoşnut olduğu sevgili Kulum O'dur. Ruhum'u O'nun üzerine koyacağım, O da adaleti uluslara bildirecek." Bu noktada İncil'den daha pek çok delil gösterilebilir. Bu cümleleri gören Hıristiyanlarda, İsa'nın Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna dair tam bir kanaat oluşur. İçlerinde oluşan bu kanaate rağmen İsa'yı Tanrı saymaları kıyamet günü aleyhlerine delil olur.
Süleymaniye Vakfı·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Michael H. Hart, Dünyaya Yön Veren En Etkin 100 İsim
Michael H. Hart, Dünyaya Yön Veren En Etkin 100 ismiyle Türkçeye çevrilen eserinde, birinci sıraya Hz. Muhammed'i (s.a.v.) koymakta oldukça haklıdır. Bu eserinde ele aldığı şahıslarla ilgili kıstaslarını özetleyecek olursak şu maddeleri zikredebiliriz: 1. İlgili şahıs olmasaydı aynı tarihi olayların olması ihtimalini ele almıştır. Eğer ilgili tarihî şahıs olmadığında aynı olayın başkası tarafından gerçekleştirilmesi mümkün görülüyorsa bu eksi bir puan olarak alınmıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.) olmasaydı birçok önemli olay ortaya çıkmayacaktı. Bu etki düzeyinde ilk sırayı almasında etkili olmuş olmalı. Biz zaten bu duruma sıkça atıf yaptık. 2. Toplumsal hareket ile kişisel etki arasını ayırmıştır. Örneğin, bunu şöyle ifade ediyor: "Bu duruma çarpıcı bir örnek; Muhammed'in, İslam dininin şekillenmesindeki kişisel etkisinin, İsa'nin Hristiyanlığın sekillenmesi uzerindeki etkisinden çok daha fazla olduğu yolundaki inancım nedeniyle Muhammed'in, İsa'dan daha üst sırada olmasıdır." Hart kitabında şunları kaleme almaktadır: "O, tarihte hem dinî hem de din dışı alanlarda üstün başarı göstermiş tek kişiydi. Mütevazı kökenlerden gelen Muhammed, dünyanın en büyük dinlerinden birini kurdu ve son derece etkili bir siyası lider oldu. Bugün ölümünden on üç yüzyıl sonra, etkisinin gücü ve yaygınlığı hâlâ sürmektedir. Bu kitaptaki insanlarn gogunlugu, uygarlk merkezlerinde, kültür düzeyi yüksek ya da büyük siyasal önem taşıyan ulusların üyesi olarak doğmuş ve bu ortamlarda yetiştirilmiş olmanın getirdiği üstünlüğe sahiptir. Muhammed ise 571 yılında Arabistan'in güneyindeki Mekke şehrinde, o zamanlar ticaret, sanat ve bilimin merkezlerinin çok uzağında olan, dünyanın geri kalmış bir yerinde doğmuştu. Hart, başka bir yerde şunları kaydetmektedir: "Peygamberlerinin söylemiyle coşmuş
Sayfa 405 - İnsan Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Leonardo'dan önceki ressamlar Son Akşam Yemeği'ni sadece İsa ve on iki havarisinin bir ekmeği paylaştığı bir yemek şeklinde betimlerler. Kompozisyon olarak, sanatçılar bir ibadet havası yansıtmak istemişlerdir. Leonardo bu gelenekten ayrılarak, Yuhanna İncil'inde (13:21-26) anlatılan, İsa'nın verdiği şaşırtıcı haberin hemen ardından gelen bu duygu yüklü anı resmeder.İsa bunları söyledikten sonra ruhunda derin bir sıkıntı duydu. Açıkça konuşarak, "Size doğrusunu söyleyeyim,sizden biri bana ihanet edecek," dedi.Öğrenciler,kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Öğrencilerinden biri İsa'nın göğsüne yaslanmıştı.İsa onu severdi. Simun Petrus bu öğrenciye kimden söz ettiğini İsa'ya sorması için işaret etti.O da İsa'nın göğsüne yaslanmış durumda, ''Ya Rab, kimdir o?" diye sordu.İsa, "Lokmayı sahana batırıp kime verirsem odur" diye yanıtladı.Sonra lokmayı batırıp Simun İskariot'un oğlu Yahuda'ya verdi.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Alıntı
Fetih suresi 29. ayetin İncil'deki karşılığı.
"İsa, onlara bir benzetme daha anlattı: 'Göklerin egemenliği, bir adamın tarlasına ektiği hardal tanesine benzer.' dedi." (Matta 13:31) "Hardal, tohumların en küçüğü olduğu hâlde; gelişince bahçe bitkilerinin boyunu aşar, ağaç olur. Böylece, kuşlar gelip dallarında barınır." (Matta 13:32)
Sayfa 252 - Birinci kitap, 2024·Kitabı okudu
Yeni Antlaşma Okuması (Mektuplar / Vahiy) 1. Selanikliler 4:13-14 "Kardeşler, gözlerini yaşama kapa-mış olanlar konusunda bilgisiz kalmanızı istemiyoruz. Öyle ki, umudu olmayan öbürleri gibi kederlenmeyesiniz. Çün-kü İsa'nın öldüğüne ve dirildiğine inanıyoruz. Buna göre Tanrı, İsa'ya bağlı olarak gözlerini yaşama kapamış olan-ları da O'nunla getirecektir."
Sayfa 44·Kitabı okudu