Gerçekten dinlemek ilişkiye dinginlik getirmenin bir başka yoludur. Siz
birisini gerçekten dinlediğinizde, dinginlik boyutu ortaya çıkar ve ilişkinin asli
bir parçası haline gelir. Ama, gerçekten dinlemek nadir görülen bir beceridir.
Çoğunlukla, bir kişinin dikkatinin büyük bölümünü onun düşünceleri kaplar.
Olsa olsa, o sizin sözlerinizi değerlendiriyor ya da söyleyeceği bir sonraki
şeyi hazırlıyor olabilir. Ya da o kendi düşünceleri içinde kaybolmuştur ve sizi
hiç dinlemiyordur.
Gerçek dinleme işitsel algıyı çok aşar. O uyanık dikkatin ortaya çıkışıdır
ki bu sözcüklerin alınıp kabul edildiği bir mevcudiyet alanıdır. Sözcükler
şimdi ikincil hale gelir, ikinci derecede gelir. Onlar anlamlı olabilir ya da bir
anlam ifade etmeyebilir. Dinlediğiniz sözcüklerden, ne dinlediğinizden çok
daha önemli olan şey dinleme eylemidir, siz dinlerken ortaya çıkan bilinçli
mevcudiyet alanıdır. O alan sizin diğer kişiyle kavramsal düşünüşün yarattığı
ayırıcı bariyerler olmadan buluştuğunuz birleştirici bir farkındalık alanıdır. Ve
şimdi diğer kişi artık “diğer” değildir. O alanda, siz onunla tek bir farkındalık,
tek bir Bilinç olarak birleşmişsinizdir.