“Mingo Kardeş bazı doğru noktalara temas etti,” dedi Lander. “Herkesi kurtaramayız. Ama bu, kurtarmayı denemeyeceğimiz anlamına gelmez. Bazen kullanışlı bir yanılgı, işe yaramaz bir gerçekten daha faydalıdır. Bu dondurucu soğukta bir şey yetişmese bile çiçeklerimizi büyütebiliriz.”
“İşte size yanılgı; kölelikten kaçabileceğimizi düşünmek. Kaçamayız. Yara izlerimiz asla geçmeyecek. Annenizin satıldığını, babanızın dövüldüğünü, kız kardeşinizin bir patron veya efendi tarafından istismar edildiğini gördüğünüzde zincirlerinizden kurtulmuş, boyunduruğunuzdan azade bir halde yeni bir ailenin üyesi olarak burada oturacağınızı hayal etmiş miydiniz hiç? Bildiğiniz her şey size özgürlüğün hayal olduğunu söyledi... Ama buradasınız. Yine de kaçış sürüyor, güzelim dolunayda iz sürmeye devam ediyoruz.”
“Valentine Çiftliği de bir yanılgı. Size zencinin bir sığınağı hak ettiğini kim söyledi? Bu hakka sahip olduğunuzu söyleyen kim? Hayatınızın ıstırap içinde geçen her dakikası başka türlüsünü koydu ortaya. Tarihin bütün gerçekleri, bu çiftliğin var olmaması gerektiğini anlatıyor. Bu yer de bir hayal olmalı. Ama işte buradayız.”
“Ve Amerika da bir yanılgı, hem de yanılgıların en büyüğü. Beyazlar toprağa el koymanın kendi hakları olduğuna inanıyor. Bütün kalpleriyle inanıyorlar buna. Kızılderilileri öldürmek. Savaşmak. Kardeşlerini esir etmek. Dünyada birazcık adalet olsaydı bu ulusun var olmaması gerekirdi çünkü temelleri cinayet, hırsızlık ve zulüm üzerine kurulu. Ama işte buradayız.”