e

Bölüm 6
Derler ki ikisi de insan deneyiminden çok uzaklara düşmüş gibiymişler, acıdan geçip acının öte yanından çıkmışlar...
Sayfa 99·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bölüm 6 - sayfa 87-88
Ah, kötülüğün ezgisi nasıl da uğulduyordu Kino'nun kulaklarında! Sıcağın sızıltısıyla, yılanların kuru takırtılarıyla iç içeydi. Artık geniş ve kapsayıcı değildi, sinsi ve zehirliydi, Kino'nun yüreği küt küt atıyor, bir başka ses, bir tempo katıyordu ona.
Alıntı

e

@ishew3ird
·
Bölüm 2
Sepetini doldururken de bir türkü yüreğindeydi Kino'nun, türkünün ritmiyse, tuttuğu soluktaki oksijeni tüketen yüreğinin güm gümleriydi, türkünün ezgisi boz yeşil deniz, devinen hayvanlar, hızla geçip giden balık sürüleriydi.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
Bölüm 6 - sayfa 82
Kino, inciyi koynuna attı yine, incinin türküsü kötücül bir uğultuydu kulaklarında, uğursuzluğun türküsüne karışmıştı.
Alıntı

e

@ishew3ird
·
Bölüm 2
Kino eti aldı, işte orada dev inci, bir ay görkemiyle parlıyordu. Işığı tutsak ediyor, inceltiyor, gümüşsü bir parıltıyla yansıtıyordu. Bir martı yumurtası büyüklüğündeydi. Dünyanın en büyük incisiydi.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
Bölüm 5
"İnciden vazgeçmeyecek misin?" "Bu inci benim canım oldu," dedi Kino. "Ondan vazgeçersem, canımdan da olurum."
Sayfa 78·Kitabı okudu
Alıntı
Bölüm 4
Ta beşikten mezara dolandırıldığımızı biliyoruz. Yine de yaşamayı sürdürüyoruz. Sen yalnızca inci alıcılarına meydan okumadın, bütün bir yapıya, bütün yaşam biçimine meydan okudun. Senin adına korkuyorum.
Sayfa 64 - Juan Tomas(Kino'nun abisi)·Kitabı okudu
Alıntı