Resulullah (sav) buyurdu ki:
“Kuvvetli mümin Allah’a zayıf müminden daha iyi ve sevimlidir. Her şeyde bir hayır vardır. Sana fayda verecek şeye çalış, Allah’a güven acze düşme. Sana bir şey isabet ederse şöyle yapsam böyle olacaktı, deme. De ki: Allah diledi, dilediğini yaptı. Muhakkak ‘eğer’ sözü şeytana bir yol açar.” (Müslim)
Kişisel hayatımız yanında, toplum hayatımız da Kur’an-ı Kerim’e göre olacak. Çünkü Kur’an-ı Kerim, Allah’ın emirlerine uymada kişi-toplum ayrımı yapmıyor.
Kulluğumuz hayatın bütününe yayılacak.
Toplumsal bağlarımız Allah’ın emirlerine mahkûm olacak: Aile içinde ve dışında, karı-koca arasında insanların birbirleri ile ilişkilerinde, kadının takabileceği süslerde, erkeğin bakmasında, konuşmasında, her yerde…
Bize yön veren düşüncelerimiz bile, İslâmî kavramlarla çelişmeyecek, Allah’ın kitabında koyduğu prensiplere zıt olmayacak. İşte o zaman gerçek bir “Kur’an-ı Kerim ümmeti” oluruz.