9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 10:33
"Lamalar yalnızca ölümle ilgili şeylerden söz ederken, şamanlar yaşamla ilgili şeylerden söz eder." Arkaik toplumlarda hiçbir şey boşuna söylenmezdi. Bugün hâlâ, hiç düşünmeden, temenni mahiyetinde bir nezaket cümlesi söylediğimizde, genelde bunun bir büyüye ya da eski bir dini formüle dayandığını bilmeliyiz. Kut, kesinlikle hayati bir güç, uzun ömrün vazgeçilmez dayanağıdır. Birey onsuz yaşamını sürdüremez. "Bu dünyaya insan olarak geldiğine ve buradan ayrıldığına göre her şey yolunda demektir." ... Herkese merhabalar. Jean-Paul Roux, daha önce de keyifle okuduğum bir araştırmacı idi. Daha öncesinde "Türklerin Tarihi" adlı eserini incelemiştim. Yakın zamanda aldığım bu esere şahsen ben daha da bir saygı duydum. Her ne kadar yazarın yaptığı çalışma hakkında tereddütleri olsa da ben kâfi bir derleme olarak nitelendiriyorum. Kendisinin çekindiği konu, olayları teferruatlı (dinler tarihçisi gözü ile) yorumlayamamak. Ancak şöyle bir durum var; eski Türk inançları hakkında yeteri kadar materyale sahip değiliz çünkü elimizde doğru düzgün yazılı belge yok. Folklorik-arkeolijik eylemler sonrasında birtakım bulgulara erişebiliyoruz. Peki eski Türklerinki nasıl bir inanç idi? İskit-Saka konfederasyonlarından tutun da, yakın çağ Tatarlarına kadar bir süreç... Pek çoğumuz Şamanizm'i bilir. Lakin bu bir din değil, inançtır. Arkaplanda birçok kavram-mekan ve olay vardır. Animizm, totemizm, atalar kültü, yer-sular, Tengri inancı... Diğer inançların da bu coğrafyaya kattıkları kültürel etkenler de cabası. Hali ile ortaya çok geniş bir sentezleme projesi çıkıyor. İskitlerde ve Hunlarda; Güneş ve Ay kutsal iken, Tu-kie ifadesini görünce Tengri, yer-su kültü ile karşılaşıyoruz. Uçmak-Tamu gibi soyut yerler büyük ihtimal başka kültürlerin yansıması.
Altay Türklerinde ÖlümJean Paul Roux · Dergâh · 049 okunma
İskitler
Puan vermedi·242 syf.··
2020 44. kitabı
Klasik eserlerde "mumya", "mumyağ" ve "mumyag" olarak geçen mumya, tıpta ve tahnitte cesetleri korumak için kullanılan bir maddedir. Bu madde Türkleri tarafından mukaddes addedilmiştir. Eski Türkler, yok olmayı, toprak olmayı bir türlü kabul edememişler,[71] bütün fertlerini değilse bile, ulularını ve hükümdarlarını mumyalamak suretiyle, maddi varlıklarını ebedileştirmek istemişlerdir. Orhun Kitabeleri'nden öğrendiğimize göre, Köl-Tigin mumyalanmıştır. Değiştirdikleri muhtelif dinlerin ruh anlayışına göre, bu sanatlarını bazen tadile lüzum görmüşler, fakat büsbütün bırakmamışlardır. İslamiyetten sonra da, bu dinde böyle bir düşünce olmadığı halde, mumya yapmakta devam etmişlerdir. Buna en güzel örnek, Anadolu Selçuklularının yaptıkları mumyalardır. II. Kılıç Arslan, I. Keyhüsrev, II. Süleyman Şah, III. Kılıç Arslan ve daha birçokları mumyalanmıştır (Konyalı 1965: 1196-1199). Bu durum, İskitlerde başlayıp, onlardan Göktürklere geçen ve onlardan da Anadolu Selçuklularına kadar ulaşan köklü bir geleneği göstermektedir # MÖ 539 yılında Kirus Babil'i zaptetmek ve büyük bir törenle şehre girmek suretiyle Babil devletini krallığına katmıştır. Kirus ömrünün son yıllarını İran'ın kuzeydoğusunda oturan bozkır kavimleri ve en çok Sakalarla savaşmakla geçirmiş ve aşağı Oxus bölgesinde MÖ 529 yılında ölmüştür (Mansel 1971: 254). Burada Kirus'un ölümüne neden olan savaşta Pers ordusu ağır bir yenilgiye uğratılmıştır. Savaş dar bir boğazda yapılmış Saka ordusuna komuta eden Tomris (Sakaların bayan lideri) ve askerleri büyük başarı kazanmışlardır (Durmuş 1996: 89). Bu savaşta "turan taktiği" ya da "kurt oyunu" adı verilen bozkır savaş taktiği ustaca uygulanmıştır. # ilişki içerisinde bulunduğu kavimlerden birisi de kendileri gibi bir bozkır kavmi olan Sarmatlardır. Sarmatlar
Tarih
İskitlerİlhami Durmuş · Akçağ Yayınları · 2012167 okunma