Tevfik Uyan, bir alıntı ekledi.
Dün 21:38

“Önümüzde oldukça önemli bir görev var. Ne zamana kadar, Batının önümüze attığı ekmek kırıntılarıyla yetineceğiz ? Şimdi kendimize has özgün şeyler üretmenin tam zamanıdır. Sosyal bilimciler olarak geçmiş eğitimimizi gözden geçirip, Kur’an ve sünnet ışığında yeniden bunları düzenlemek zorundayız. Bu, atalarımızın tarih, hukuk ve kültür alanlarına yaptıkları özgün katkılara benzer şekilde olacaktır. Batı, onların mirasını almış, seküler bir kalıba sokmuştur. Bizim bu bilimi alıp, onu İslamileştirmeyi istememiz çok şey midir ?”

Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık (Sayfa 111)Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık (Sayfa 111)

MİSTİSİZM
En genel anla­mıyla, Tanrı ile ya da herhangi bir kutsal varlıkla içten ve kişisel bir bağ kurma arayışı­dır. Mistikler, Tanrı düşüncesi dışındaki tüm düşüncelerden zihinlerini arındırarak Tanrı’ya ulaşılacağına inanırlar. Bazı mistikler, dün­yadan ellerini eteklerini çeker ve yalnızlığı seçer. Öbürleriyse insanlardan kopmaz, ama onlarla birlikte yaşarken dünyasal düşünce­lerden ve isteklerden uzaklaşmak için kendi­lerini eğitir.

Mistisizm’e bütün büyük dinlerde rastlanır. Hangi dinden olurlarsa olsun mistiklerin ya­şantıları büyük benzerlikler gösterir. Assisili Aziz Francesco, San Juan de la Cruz ve Avilalı Azize Teresa Hıristiyan Mistisizm’inin önemli adlarındandır.

Müslümanlık’ta tasavvuf öğretisini benim­seyen sofiler İslam mistikleri olarak tanımla­nabilir.

Sofiler, kendini Tanrı’ya veren, Tanrı ile insan arasında bir öz birliği olduğuna inanan, Tanrı dışında bir varlık tanımayan kişilerdir (bak. Tasavvuf Felsefesi).

Musevilik içinde Mistisizm’in en önemli temsilcisi Kabala Akı­mı‘dır. Kabala’nın amacı saflığını yitiren in­sanlara Tanrı’ya bağlılık duygusunu yeniden kazandırmakdır.

Mistisizm’in asıl yurdu, Hindu dini ve Budacılık’ın ortaya çıktığı Hindistan’dır. Her iki dinde de keşiş ya da kutsal kişiler zamanın, uzayın, değişimin ve ölümün ötesinde var olduğuna inandıkları gerçeğe ulaşmak için meditasyon yöntemleri kullanırlar. Yoga bu yöntemlerin en önemlilerindendir.

Bedensel ve zihinsel alıştırmalarla solunum denetlenir, zihin tek bir konuda yoğunlaşır. Bu yöntemle sonunda ruhun Tanrı’yla birleşeceğine inanı­lır. Hindu için amaç, iç huzura kavuşmak ve sonunda Brahman’la birleşmek­tir.

Budacılar ise, kişisel ayrımların ortadan kalktığı, esenlik ve dinginlik vaat eden Nirva­na’ya ulaşmaya çalışırlar. Hindu dini ve Bu­dacılık, Mistisizm’e tüm tapınma biçimleri arasında en yüksek yeri vermiştir.

Mistik öğretilerin tüm dinlerde var olmasına ve onları etkilemesine karşın, Musevilik, Hıristi­yanlık ve Müslümanlık’ta katı dinsel kısıtla­maların dışına çıkan mistiklere bazen kuşkuy­la yaklaşılmıştır.

Gökçe, bir alıntı ekledi.
22 May 12:30 · Kitabı okudu

İslama, onun bir ahlakı var diye sadece
ahlâk deyip geçilemez. Onun bir devlet düşüncesi ve teklif var diye, bir devlet doktrinidir denip geçilemez. "O, içtimaî bir mezheptir, bir nevi sosyalizmdir" gibi hükümler, onun bütününe uygulanamaz, Onu bütünüyle kucaklayamaz.

İslam, Sezai Karakoç (Sayfa 8)İslam, Sezai Karakoç (Sayfa 8)
Esra, bir alıntı ekledi.
22 May 09:06 · Kitabı okuyor

Bu Batı metodolojisinin ilk önemli eksikliğidir. İnsanın diğer boyutu olan ahlak ve ruhunun yok sayılması, bunları besleyen dini ve geleneksel değerlerin belirleyiciliğini görmezden gelmek demektir. Batı'nın bilimsel metot diye evrensel kılmaya çalıştığı yöntemle, İslam toplumunu tahlil etmesi, üstelik bunu da onu "İslami " kılan manevi unsurları soyutlayarak yapması, müslümanlar arasındaki zihni kırılmanın ilk belirtisidir.

Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt UyanıkBilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık
Esra, bir alıntı ekledi.
22 May 09:03 · Kitabı okuyor

Pozitivist ve empirist temellere sahip olan bir bilgi ve bilim tasarımıyla hareket eden Batılı araştırmacıların, tabiat bilimlerinde uyguladıkları yöntemlerle sosyal bilimler alanlarını tetkik etmeye çalışması; insanı sadece duyusal verilerle incelenen, istatistik verilere tabii tutulan bir varlık konumuna indirgemiştir.

Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt UyanıkBilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık
Esra, bir alıntı ekledi.
22 May 08:47 · Kitabı okuyor

Kanaatimize göre, Kur'an'a dayalı bir İslami bilgi teorisi kurgulamanın en özgün tarafı, aklın dışında kalbin de anlama yetisi ve bilgi vasıtası olarak zikredilmesidir.

Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık (Sayfa 106)Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık (Sayfa 106)
Esra, bir alıntı ekledi.
22 May 08:45 · Kitabı okuyor

Zihinlere büyük bir esneklik veren bilgi felsefesindeki bu yeni kavram, yani hoşgörüyü kabul etmenin diğer bir sonucu da şudur: Hakkıyla bilen ve bilginin sorumluluğunu taşıyan kişi, bilgisinin kaynaklandığı yaşama biçiminin ötesine geçebilmiş, diğer bilme ve yaşama biçimlerini kabul etmiş kişidir. Dünyada bir arada yaşamanın ön koşulu da, bu sorumluluk anlayışına sahip olmaktan geçer. Bu nedenle hakkıyla değil de, sadece bilinen, diğer bilme ve yaşama tarzlarını kabul etmeyen bildiğinin yobazıdır.

Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık (Sayfa 78)Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Mevlüt Uyanık (Sayfa 78)

~ Ali Şeriati Okuma Etkinliği ~
'Sizi Rahatsız Etmeye Geldik'

Biz, Allah’tan başka sahibi olmayanlarız. Kimseye eyvallah etmeyen, kimseye biat etmeyen, bütün dogmalara, tabulara saldıran, kimsenin bir yerlere oturtamadığı bir garip kuşağız.
Bir demli çayın buğusudur şifremiz, ya da bir sigara dumanının kavisi. Nedensiz dalıp gitmelerdir muhabbetimizin en koyu anları. İç çekişlerimizle kurarız en uzun cümleleri.
Bizi sadece bizden olanlar anlar. Bizim konuşmalarımız da yalnızlık senfonisidir. Sessizdir, derindir, manalıdır. Biz, gözlerimizden tanırız birbirimizi, göz bebeklerimizdeki hüzünden, yorgunluktan tanışırız. ( Ali Şeriati )

Alışkanlık zincirlerini kırıp İnsanı 'öze-özüne dönüşe' davet eden merhum-şehid Ali Şeriati'nin İnsanlık Medeniyet ve İdeolojileri, özellikle de Çağdaş İslam Düşüncesi üzerine katılmış olduğu söyleşiler ve konuşmalarından oluşturulan yüze yakın eserini bulunur. Sosyolog kişiliği ile toplumun her kesimini etkilemeyi başarabilmiş, İslam'a olan kin ve düşmanlıkları hafifletebilmişti..Lakin kitaplarının gerekli ilgiyi göremediğini, belli bir güruh ve entelektüeller tarafından tanınan biri olması ve bunun bizlerde ki üzüntüsü nedeniyle okumak ve okumaya teşvik etmek gayesiyle böyle bir etkinlik vuku bulmuş oldu. Yaşadığı yerin, kültürü ve geleneksel din anlayışına, toplumun en büyük sorunlarından biri olan 'ilthaplanmış beyinlere-mühürlenmiş kalplere-yanlış din algısına' bir merhem aynı zamanda bir darbe niteliğine sahip, kitapları mevcut diyebiliriz. Temennimiz o dur ki; Müslüman topluluklar içerisine sızmış ve kabul buyurulmuş 'gayri yanlış din algısı' önkabullerinden sıyrılarak okunması ve üzerinde düşünülebilmesi... Bu sürece ve düşünceye katkı sağlayan Siyabend , ali bekdas ve HadRa 'ya sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Katılım sağlamak isteyenlerin yazardan okuyacağı kitabı yoruma bırakması ile liste oluşturulacaktır.

"Körler ülkesinde görmek idamlık suçtur" derdi Cenap Şahabettin.
Ali Şeriati de diyor ki ;"Okuyun, okuyun, çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor."

Bizler de şöyle söylüyoruz; İnsanların ölümünü isteyen, insanlara zulmü, adaletsizliği reva gören ne varsa
biz bunlardan beriyiz, bizler, Allah'ın yeryüzünde Meleği vasıtasıyla Peygamberlerinin örnekliğinde, İnsanların birbiri ile geçimini-yaşamını, insanlığa yakışır vaziyette sürdürebilmesi için hakim kılmak istediği 'Adaletin' bekçileriyiz...

Etkinlik başlama ve bitiş tarihi
( 30 Mayıs - 30 Haziran )

~Katılımcılar~
1- Siyabend - Dinler Tarihi 1 - Dine Karşı Din
2- Devrim - Kendini Devrimci Yetiştirmek
3- HadRa - Ebuzer / İslam ve Sınıfsal Yapı / Kadın (Fatıma Fatımadır)
4- seyit yesildag - Dine Karşı Din / İslambilim 1 / İslambilim 2 / İslambilim 3 / Öze Dönüş
5- Fırat Mişe - Kadın (Fatıma Fatımadır) / Anne Baba Biz Suçluyuz
6- salih - İnsanın Dört Zindanı
7- Melek - İnsan
8- Mine Arapoğlu - Sanat
9- ali bekdas - Ne Yapmalı
10- Gülnare - İnsanın Dört Zindanı / Kadın (Fatıma Fatımadır) / İslam ve Sınıfsal Yapı / Dine Karşı Din
11- Bay_X - Kendisi Olmayan İnsan / İnsanın Dört Zindanı
12- Ot Adam - İslam Nedir Muhammed Kimdir
13- Metin Özdemir - Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya

selim koç, bir alıntı ekledi.
20 May 11:12

Biz Müslümanlar tarihin şu anında bir mağarada üç yüz yıl (hatta bin yıl)
uyuduktan sonra uyanan Ashab-ı Kehf'e benzemekteyiz. Uykudan uyanıp şehre inince
yaşadığımız "şok" ile etrafımıza şaşkın şakın bakınıp "Ne oldu bu dünyaya böyle,
hiçbir şey bıraktığımız gibi değil" demekteyiz. Çünkü zaman akıp gitmiş, hayat
değişmiş, insanlar başkalaşmış; ne anamız, ne babamız, ne akrabalarımız kalmış,
yaşadığımız sokaklar, gezip dolaştığımız caddeler, konuştuğumuz dil bambaşka
olmuştur. On bin nüfuslu küçük kasabamız 25 milyonluk koskoca bir metropole
dönüşmüştür. Ne at kalmış ne kağnı; insanlar garip arabaların üzerinde oradan
buraya koşturmakta, telefondan bilgisayara, elektrikten delikli demire acayip
aletler kullanmaktadırlar.

İhyadan İnşaya İslam Düşüncesi, Recep İhsan Eliaçıkİhyadan İnşaya İslam Düşüncesi, Recep İhsan Eliaçık
Fırat Mişe, İslam Ekonomisi'yi inceledi.
 17 May 04:46 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

"Reddettim" ve "Kabul Ettim"ler seni avam olmaktan ve anlayışsızlıktan kurtarmaz, toplumu da tanımalısın diyor, merhum Ali Şeriati...

Kitabın muhtevasına değinmeden önce akıllardan hiç eksilemeyen Ali Şeriati'ye dair bazı soruların cevabına değinmeyi borç bilirim kendime... Uzun süreden beri devam eden, sürgünlerle ve hapislerle engellenmeye çalışılan 'Ali Şeriati okuma' korkusu ne yazık ki günümüzde hala aşılamamış bir sorun olarak süregeliyor ve bu içler acısı bir şey gerçekten...Sosyolog kişiliği ve halife dönemine dair bazı yaklaşımları benzeri olmayan gerçekçi bir sadelik ve doğrulukta olduğundan her zaman tehlikeli addedilmiştir. Lakin unutmamak gerekir ki Şeriati'nin  büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemeyi başarabilmişti. Bir şekilde hayatını konu edinildiği bu merhumun hayatı hakkında bir bilgiye sahip olmayan bizlerin elbette ki duymuş olduğumuz her şey ikna edici gelecekti...İnanmış olduğu ve sömürüye uğradığını düşünen inancı için canını dahi hiçe sayarak kendini adamış olduğu davasına modern sosyoloji, felsefi bakış açısı ve bunu sahih İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalıştı. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkiledi. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla; din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine bir çok önemli eser vermiştir.

Çok ses getiren eserlerinden birisi olan bu kitabın da -ki ben neredeyse tüm kitabı alıntılanabilecek güzellikte görüyorum- yeni nesil tarafından pek tanınmayan entellektüel birisi olmasına yoruyorum. Yazıldığı döneme kadar liberalci ve marksist tartışmalar arasında saf tutmaya çalışan tüm dünya aydınları üçüncü bir alternatif olabileceğini düşünmelerine olağan sağlayıp, oldukça etkili olmuştur. Edebi dili oldukça kuvvetli olmakla birlikte, dünya ideolojileri içerisinde değinmediği sorunlar yok denebilecek kadar az. İncelemenin uzunluğunu da kitaba verilmesi gereken kıymet-i harbiyenin verilmemesinden ötürü kasıtlı olduğunu hissetirebilmişimdir umarım... :)

Son olarak dünya üzerinde yapmış olduğu geziler ve çalışmaları esnasında (o muazzam bakış açısıyla) tüm dünya medineyetlerini konu edinen 'Mazlum' belgeselini; vakit ayırabilecekler için çok güzel etkiler ve izler bırakacağını düşünüyorum..Okumayı düşünenler için keyifli okumalar, belgeseli izleyecek olanlara da iyi seyirler diliyorum.

Mazlum: ( https://youtu.be/_qVk_S70TvA )