Büyü. Kendini geliştir. Olumsuz özelliklerini değiştirmeye çalış. İyi bir liseye git. Güzel bir öğrenim hayatı yaşa. Sana uygun bir üniversiteye git. Mutlu olacağın bir iş sahibi ol. Sanatla ilgilen. Kitaplar oku. Fikir dünyanı genişlet. Gezmekten ve bilgi edinmekten hoşlanan bir yapıya sahip ol. Anlayışlı ve çevresinde sevilen biri olarak anıl. İnsanlara yardımcı olmayı seven birine dönüş. Çevrende akıl danışılan biri olarak tanın. Bu özelliklere sahip olmak 20-25 yılını alsın. Hem sosyal hem de bilişsel alanda belli bir çatının üstüne çık. Sonra yaşamına kendine benzeyen bir hayat arkadaşı almak iste. Seçimini yaparken seninkine benzer bir yaşamı hayatına dahil etmeyi düşünebilirsin, ancak baktığın ilk ve en önemli şey karşındaki kişinin edinirken hiçbir dahili olmadığı özellikler olsun: Irk, boy, kilo, ten rengi, saç rengi vb. gibi yüzeysel özellikler..
Mümkün dünyaların en saçması mısın?
en can alıcı cümle: bakılan ilk ve en önemli şeyin, kişinin hiç bir dahli olmayan özellikler olsun: boy, kilo, 'ten rengi, sac rengi gibi yüzeysel özellikler...
Peki bunları ilk ve en önemli görmemizde ve önemsememizin altında ne yatıyor?
Genlerimize yerleşen bu ilkelliği atlatmak hiç kolay değil, 3 nesil sürelik bir eğitim şart. O 3 nesilden sonraki nesil belki bunları görmezden gelecektir, bu da yaklaşık 300 yıl demek. Belki de daha uzun sürede böyle evrildik...
Bu eller sadece ileti atmıyor kalem de tutuyor. Memleketten taşındıktan 8 yıl sonra ancak tekrar buluşabildiğimiz dönercime şiir yazdım:
Eksik etmedin ekmekten turşu ve biberi
Gittiğin yerde de bulacaksın dedin benim gibisini
Kaç zaman oldu sayamadım ama
Yiyemedim seninki gibi tavuk döneri
Tıpkı yaşını almış bir ademin dünyada doyamadığı yaşamın sona doğru gittiğini hatırlatır gibi bir hüzün. Güzel günlerin sonu olduğu için ya da bir günün daha bitmek üzere olduğunu hatırlattığı için bu hüzün.