Hemân ağlayı geldim âleme ağlayı gitdim ben San ol nilüferim kim suda bitdim suda yitdim ben
Ağlayarak geldim bu dünyaya ve ağlayarak gidiyorum. Öyledir tabii! İnsan doğarken de, ölürken de ağlar. Ve diyor ki, nilüfer çiçeğine benziyorum bu yönden. Nilüfer çiçeği de suda biter suda yiter.
Ne güldüm gül gibi bir dem ne gönlüm hurrem etdim ben
Neye geldim cihana neyledim bilmem ne etdim ben
Gül gibi gülmüşlüğüm de yok. Neşelenmişliğim de yok. Hep gam içinde geçti ömrüm. Niye geldim bu dünyaya? Ömrümün hasılı nedir? Yaptığım, ettiğim nedir? Boşa geçirdim bu ömrümü. Elde avuçta bir şey yok.
Dilâ sanki giyâh idim zemîn-i gamda bitdim ben
Baharı ömrümün geçti hazâna şimdi yetdim ben
Ey gönül! Sanki bir otum ben ve gam toprağında bittim. Gam toprağında biten bir ot gibiyim. Ömrümde bir bahar bir de sonbahar vardı. Baharı geçti ömrümün. Sonbaharına geldik.
Yarın ya var, ya yok, fırsat ele ya geçer, ya geçmez. Onun için, bugün elimizde fırsat varken, ölüm gelmeden önce, uykudan uyanmak lazım.
Zaten çok uyumak gaflet.
Ömür üç gündür: Dün, bugün ve yarın.
Dün geçti. Yarının, gelip gelmeyeceği belli değil. Geriye kalan bugünü değerlendiremezsek, yarını nasıl değerlendireceğiz?