Neden 10 puan?
Her yeni bir günde hayatımızın içinde karşılaştığımız insanlar oluyor. Kimi zaman onlarla iyi geçiniyor, kimi zaman uzak durmaya çalışıyoruz. Sevdiğimiz, sevildiğimiz ve bunun tam tersi olan durumlar da oluyor. Bu insanlarla olan etkileşimler endemik ve pandemik olaylar çerçevesinde gerçekleşiyor. Belki fark etmiyoruz ancak hepsi bir ağ oluşturuyor. Kelebek etkisi demek istemiyorum çünkü bana çok daha karmaşık geliyor artık. İşte bu kitap, Cumhuriyet'in kuruluşunda yer almış aktörlerin, birbirine ve olaylara nasıl bağlı bir şekilde olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabı okurken Battlefield 1 oynuyormuşum gibi hissettim. Sayfa çeviriyorum, Kuva-yı Milliye saflarındayım. Bir sayfa daha çeviriyorum İngilizlerin yanında çalışan biriyim. Sonra Rusya'da devrime katılan bir komüniste dönüşüyorum. Daha sonra bir liberal oluyorum. Bir çiftçiyim, bir askerim. Bir gazeteciyim, bir imamım. Bir yazarım, bir eşkıyayım. Bir muhalifim, bir iktidarım...
Kitap, 100 pencereden insanların nasıl kendi fikirleri doğrultusunda hayatına yön verdiğini çok güzel göstermiş. Özellikle Milli Mücadele karşıtı insanları okurken yargılayıcı yaklaşmaya çalışsam da onların da farklı bir gerçeklik içinde bulunduğunun farkına vardım. Kimisi kişisel çıkarlarını ön plana koymuş, kimisi gerçekten inanmış. Aynı şey Milli Mücadele taraftarı kişiler için de geçerli. Aynı zamanda şans faktörünün de olaylara çok etki ettiğinin farkına vardım. Bazen sadece doğru yerde doğru hamleyi yapmak yetiyorken, aynı şey bir başkasında çalışmıyor. O hedefe ulaşmak için çokça çabalamış insanları da tanıyorsunuz. Kimisi başarılı olmuş, kimisi olamamış. Ancak öğrendiğim bir şey var ki bu dikkate değer bence: Zaman ve dönem değiştikçe insanların da etiketinin değişebileceği. Bir gün kahraman olarak anılırken