Bir çok kişinin o zamanlar ve şimdi de inandığı gibi, seri üretimin anahtarı, hareket eden veya sürekli bir montaj değildi. Daha ziyade parçaların, birbirlerinin yerine tam ve tutarlı olarak kullanılabilecek şekilde değiştirilebilir olması ve birbirlerine bağlanmasındaki basitlik idi.
Hiçbir yeni fikir, tamamen olgunlaşmış olarak, bir boşluktan meydana çıkmaz. Yeni fikirler, daha ziyade eski fikirlerin artık çalışmaz olduğu bir seri şarttan ortaya çıkarlar.