Ertesi gün halkın yılgınlığı içinden bir ses çıkıyor. Bu ses Kadıköy kadınlarınındır. Kimdir bu hanımlar bilmiyorum. Gazetelerin koymaya cesaret ettikleri telgraf şuydu: “Çanakkale müdafaasını yapan şehitlerin muazzez ruhları önünde Türk kadınlığına ve medeniyet âlemine hitap ediyoruz. Limanımıza girdiğini gördüğümüz ahenin kalelerin karaya çıkardıkları yarım milyon askeri denize döken milletimizi mağlup addetmiyoruz. Peçelerimizi yırtan, sonra da cihan hürriyeti namına harp ettiklerini ilan edenlere teessüf ediyoruz. Milli hukukumuzu ve ismetimizi muhafaza edecek hükümet ve erkek yoksa biz varız."
1915'de Arıburnu ve Anafartalar Zaferi ile İstanbul'u kurtaran ve 1916'da doğuda Ruslara karşı tek zaferi kazanan Mustafa Kemal, devlet düşmana teslim olacağı günlerde kuvvetlerini kurtaran tek kumandan olmuş ve son çarpışan Türk birlikleri ile İngilizlerin ileri hareketini durdurmuştur.
Vatan mutlak selamet bulacak, millet mutlak mesut olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini, memleketin ve milletin selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur.
Bir akşam sofrasındaki arkadaşlarına makam dağıtırken Nuri (Conker)e:
- Seni de başvekil yapacağım, der.
- O birader, beni başvekil yapmak için sen ne olacaksın?
- Bir adamı başvekil yapabilecek adam!
Bu fıkrayı cumhurbaşkanlığı devrinde Nuri Conker bir iki defa anlatmıştı.