İsmet Çakır

İsmet Çakır
@ismetc
Muğla
Ortaca, 5 Ağustos 1978
46 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

İsmet Çakır

, bir kitap okudu
7/10
·316 syf.·
24 günde okudu
·
2021 19. kitabı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hitlerizm'in kendi içinde bir kopukluk olmadı, politikası değişmedi. İktidarda olduğu sürece baştan seçtiği hedefe doğru hep ilerledi. Yine de öyle bir an geldi ki, başlangıçta Hitler'le yolbirliği eden muhafazakârlar, rejimin aşırılıklarından ve sürdürülen tedbirsiz politikadan korkuya kapıldılar. Hitler de kendi açısından, danışmanlarının duraksamalarına giderek zor sabreder olmuştu: Sonunda sadece her yaptığını izlemekte kararlı, fanatik yandaşlarla doldurdu çevresini. Üstelik muhafazakâr aristokrasiye karşı sosyal nedenlerden dolayı bir hınç duyuyordu, kendisi için tehlikeli olamayacaklarına karar verdiği anda onlarla olan ittifakını sona erdirdi.
Zorunlu çalışmanın amaçlarından biri de topluluk ruhunu geliştirmek ve gençliğe, ordudan çok daha iyi bir biçimde, saf Nasyonal Sosyalist doktrini öğretmekti. Üstelik fazla işsizler de ortadan kalkıyordu. İşte işsizliğe karşı elde edilen bu zafer, Hitler rejiminin en büyük zaferi olmuş olup, Alman halkının nazarındaki başarısının da ana nedenidir.
Edebiyat alanı da, basın ve sinemaya uygulanan prensiplere uygun olarak düzenlenmişti. Yani bir kitabın basılabilmesi için Yazarlar Odası'na üye olmak gerekiyordu. Bu Odada eseri iyice kontrol edip kuşkulu eserleri derhal Propaganda Bakanlığı'na ihbar ediyordu. Halk kütüphaneleri taranmış, istenmeyen kitaplar meydanlarda düzenlenen törenlerle yakılmıştı. 10 Mayıs 1933'de Berlin'de Goebbels'in nezaretinde 20.000 kitap yakılmıştı.
Naziler iktidara gelir gelmez büyük gazeteler elden geçti, bazıları kapandı, Nazi müdürler yerleştirildi. 1933'ün Nisan ve Ekim aylarında basına yeni bir statü getirildi. Gazeteci olabilmek için Gazetecilik Odası'nın vereceği bir lisansa sahip olmak gerekiyordu. Gazeteciler bir ön sansüre tabi olmaksızın yazılarını yazıyorlar ama bundan sorumlu oluyorlardı. Korporatif bir yargı mercii ve polisiye ceza tehditleri her türlü kalem sürçmesini önlüyordu. Gazetecilerin sayısında belirli bir azalma oldu.