...Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
"Uslu duracağıma, bir daha kavga etmeyeceğime, hiç sövmeyeceğime, 'kıç' bile demeyeceğime söz veriyorum... Ama hep senin yanında kalmak istiyorum..."
Yeniden Minguinho'yla konuştuğumu sandıklarından bana acımayla baktılar.