Batı tipi büyüme ve ona az çok temel oluşturan kültür modelinde halihazırda hayatımızda apaçık görünen şey, insanın parçalanması ve toplumun dağılmasıdır. İnsan tabiatla, toplumla ve Allah ile ilişkilerinde her türlü birlikteliği kaybetmiştir.
tasavvuf, takvalı yaşayıştır, yani beşeri topluma çeki düzen vermek için İlahi Kanun (şeriat) tarafından emredilen genel hattıhareket tarzının içselleştirilmesi (iç murâkabe) anıdır.
İman, kuru bir sözden ibaret değildir; gönülden bağlanmak, inanmak ve kabullenmektir. Hem "Allah ve Resulü'ne inandım" deyip, hem de hükümlerine razı olmamak tipik münafıklık alametidir. "Şeriatın kestiği parmak acımaz" denilmiştir; acımaz, çünkü müminin kalbinde o acıyı unutturacak kadar büyük bir iman vardır.
Nisa Suresi 65 ayet dip notu
Dinamik bir güç olan İslâm, sadece geçmişte kalmış bir medeniyet değil, aksine geleceğin inşasında bugün de katkı sunabilecek bir enerji barındırıyor kendisinde.