Derinden etkileyen kitaplarla vedalaşmam uzun sürer benim. Bu sebeptendir ki kitabın bitmesini hiç istemedim. Karakterlerle kurduğum bağ son derece içtendi. Onlarla beraber yolculuğa çıktım, hiç gitmediğim Tuna kıyılarında gezindim, düşmanlarla savaştım; onlarla ağladım, onlarla duygulandım ve onlarla gururlandım.
Cephe gerisindeki mücadelenin ruhu, yürütülen gizli görevlerin heyecanı, savaşın gölgesinde filizlenen aşkın kalp atışları ve daha birçok tarifsiz duygu bir sonraki sayfayı merakla çevirme arzusu yarattı bende.
Sizlerin de okurken aynı duyguları yaşayacağına inanarak kitaptan bir alıntıyla sonlandırmak istiyorum.
Mustafa Kemal Paşa, makaleyi dikkatle okuduktan sonra yanında bulunan kurmaylarına döndü: "İnsanlar kalemle de savaşır. Bu kadının kalemi bir tüfek kadar güçlü. Onu unutmayacağız."
Seni unutmayacağız Marie...
Yirmi bahar geçti senden sonra; çiçekler sensiz açtı, sensiz soldu. Yirmi kış geçti; kar her seferinde içimde bir başka boşluğu örttü... Sanki bir yanım hep seninle tartıştı, seninle konuştu, seninle sustu... Her kararımda, her yol ayrımında seni duydum içimde.