Böyle kaygı dolu bir anda, diğer kişiler kaygılarını hastalanıncaya değin körükleyebilirler. Ben ise pipomu yaktım ve Robinson Crusoe'nun kapağını açtım. Kitabı okumaya başlayalı beş dakika olmamıştı ki sayfa yüz altmış birdeki şu harika kısma denk geldim: "Tehlikeyle karşılaşma düşüncesi, tehlikenin kendisi gözümüzün önündeyken duyduğumuzdan bin kat daha korkutucudur. Bir kötülükten duyduğumuz endişe, o kötülüğün kendisinden çok daha ağır bir yüktür." Şu satırlardan sonra Robinson Crusoe'ya inanmayan kişinin bana göre bir cıvatası gevşektir ya da o kişi kendi kibrinde kaybolmuştur.