Şair Faizî diyor ki :
"-Düşmanın hücumu yedi saatten fazla sürmüştü. İçimizde Kanuni Sultan Süleyman zamanından kalma bir takım ihtiyar serdengeçtiler vardı. Bunların her birisi belki yüzden fazla savaş gördükleri halde bu derecede şiddetli bir diğerine rastlamadıklarını söylemişlerdi."
Ösek şehri yakınında köprüden geçtikten sonra, tuğlar sol tarafa yani Bapofça semtine doğru yöneldi. Bunu gören Tiryaki Hasan Paşa derhal atını mahmuzlayarak İbrahim Paşa'ya yetişti ve :
"-Nereye gidiyoruz oğlum?!." dedi.
İbrahim Paşa :
"-Bapofça Kalesi'ne gitmeyecek miydik?!." diye sorunca Paşa Hazretleri :
"-Hayır oğlum!.. Bapofça Kalesi'ne gitmeyecek, orasını fethedecektik. Koskoca Osmanlı ordusu öyle küçük bir kaleyi kuşatmaya tenezzül eder mi?!. Bu iş için gayet dirayetli bir kumandan olan Diyarbekir Beylerbeyi Murad Paşa'yı oraya göndermeniz kâfidir. Bence onu vazifelendiriniz, bu kaleyi fethediversin!.."